Birgo

OCK
05
VELİYE MEKTUP ÖĞRETMENDEN VELİYE MEKTUP Değerli Anne ve Babalar,

Çocuklarımızın olumlu ve olumsuz davranışlarının altında yatan sebepler vardır. Tırnak yeme, saldırganlık, ders çalışmama, okulda sorun çıkarma gibi örnekler arttırılabilir. Maalesef pek çok sorununa da yetişkinler sebep olmaktadır. Yetişkinler bunun farkına varırlarsa olumsuzlukları olumluya çevirebilirler. Çocuklar seslerini duyuramayınca, en kolay yöntem olan hata yapmaya başlarlar. Böylece seslerini duyurmuş olurlar. Küçük çocuğu olanlar bilir; sessiz sakin oynayan çocuk bir misafir geldi mi hareketlenir. Neden? Çünkü ilgi çekmek istiyor. Her insanda ait olma isteği vardır. Önce çocuk kendini aileye ait hissetmeli, bunun için ilgi görmeli, değer verildiğini hissetmeli. Ailede bu ortamı bulamayan çocuk nerede kendisine değer veriliyorsa oranın yaşam tarzına göre düşünmeye ve yaşamaya başlar. Çetelere giren, zararlı alışkanlıklar edinen, cinsel sapmalar gösterenleri incelediğimizde bunu görebiliriz.
"Zararın neresinden dönersek kardır" diyerek, bugüne kadar olan olmuş biz bundan sonrasına bakalım. 12 yılın birikimi de iki ayda silinmez. Sabırlı olmalıyız. Öncelikle anne ve baba birbirini sevmeli ve çocuklarının yanında bunu hissettirmelidirler. Ardından anne ve baba çocuğa olan sevgisini hissettirmelidir. Onunla kaliteli zaman geçirmelidir. Yani yemek yerken değil, TV seyrederken değil sadece ona ayırdığımız bir zaman diliminde onunla ilgilenmeliyiz. Hemen "biz çocuklarımız için çalışıyoruz yoruluyoruz onlarda kendi işine baksın mesela odasında ders çalışsın" diyenler olabilir. Peki düşünelim televizyona ayırdığımız vakit ne kadar? Çocuklarımıza ayırdığımız vakit ne kadar? Bir günü televizyonsuz gün ilan edelim. Mesela Perşembe akşamlarını. Herkesin kendine ait bir dünya kurduğu evde çocuklar giderek yalnızlaşıyor. Çocuklarımız için çalışıyoruz ama onlara sağladığımız imkanlar (ev, evdeki eşyalar, bilgisayar, lüks cep telefonu, giymediği bir sürü elbiseler, yaz tatilleri vb.) onları mutlu etmeye yetmiyor. Çocuklarımız iç çatışmaları ile baş başa kalıyor. Uzanacak bir el bekliyor ama bulamıyor. Alaaddin 'in sihirli lambasındaki kişi çıksa ve "dile benden ne dilersen?" dese, çocuklarımızın vereceği cevap "biraz ilgi lütfen" olacaktır. Bazı anne babalar ise çocuğunun mükemmel olmasını beklemektedir. Her insan özeldir. Bunu hissettirmek gerekir. Belki sözle söylenmese de tutumlarımızla"sen benim için başarılı olduğun sürece değerlisin" izlenimini bırakabilmekteyiz. Asıl çocuğumuz yeterince başarılı olamadığı zaman, sorun yaşadığı zaman sizin yanında olmanızı bekliyor. Anne ve babaların çoğu çocuğunun ders çalışmadığından şikayetçi olmakta. Ben çocuklarımızın yukarıdaki ihtiyaçları giderilmediği sürece ders başarısının istenilen düzeyde olacağını düşünmüyorum.Hatta bazı öğrenciler için daha da ders başarısının düşeceğini söyleyebilirim. Okulda sihirli değnek yok ki dokununca düzelsin. Aile de üzerine düşeni yapmalıdır. Fizik boşluğu kabul etmez tenekeden şişeye zeytinyağını boşaltırken huniyi hafif yukarıya kaldırırsak yağ şişeyi doldurur. Yani havanın boşalttığı yere yağ yerleşir. Biz boşluk bırakırsak bir şeyler çocuklarımızı doldurur. Ders başarısının düşmesinin yanı sıra kavga edene, mutluluğu kız arkadaşında veya erkek arkadaşında arayana, hatta okula sigara getirene bile rastlayabiliriz.
Çocukların pek çoğu yeterince sorumluluk duygusuna sahip değil ve benmerkezci. Dünyanın kendileri etrafında dönmesi gerektiğini düşünüyor. Pek çok insani duygu azalmış ve diğer insanların duyguları önemsenmiyor. Tamamen zevk almaya dayalı ve bulunduğu ortamda kendini ispat etme mücadelesinin yaşandığı bir yaşam tarzı görülüyor. Bunun altında ailenin ilgi açığını kapatmak için yaptığı bazı uygulamalar ve televizyon yatıyor.
Çocuklarımız fiziken büyüse bile çoğu duygu ve düşünce bakımından hala çocuk. Onların yetişkin gibi davranmasını bekleyemeyiz. İlkokul mezunu da olsa üniversite mezunu da olsa yetişkinler bile hata yapabiliyor. Bu dönemde onlara birilerinin model olması gerekir. Öncelikle anne baba iyi örnek olmalıdır. Eve gelince kumandayı eline alıp sürekli zapping yapan, randevusuna sadık olmayan, sigara içen, başkalarını çekiştiren, işbirliği yapmayan, bazı nezaket kurallarını uygulamayan bir kişi çocuğunda benzer davranışları görürse önce kabahati kendinde aramalıdır. Çocuğunun kitap okumasını isteyen kişi kendisi de kitap okumalıdır. Meşhur hikayedir. "Adamın biri gençken ülkeyi düzeltmek ister olmaz, sonra işyerini düzeltmeye çalışır olmaz, emekli olunca apartman yöneticisi olur, apartmanı düzeltmeye çalışır gene olmaz, bari ailemi düzelteyim der ama tren kaçmış ve Bor'un pazarı geçmiştir. Artık öleceğine yakın anlar ki önce kendisini düzeltmesi gerekiyormuş."

 

 

 


Yorumlar alınıyor...
Arşiv
Anasayfa Birgo Nedir? Nasıl Birgo'larım? Kullanıcı Sözleşmesi Blog Yardım Bize Ulaşın