Birgo

NIS
02
RUMELİ HİSARI

Sarıyer ilçesi sınırları içinde ve bulunduğu mevkiye adını veren hisar, otuz dönümlük (30.000 m²) bir alanı kapsamaktadır. Anadolhisarı`nın karşısında İstanbul Boğazı`nın en dar (850 m.) ve akıntılı kısmında inşa edilmiş muhteşem bir anıt-eserdir. Bölgenin ve civarın antik devirde "Hermaion" adıyla anıldığı bilinmekte ise de, tarihçi Dukas bundan söz etmemekte ve hisar yeri olarak "Sostenion" un (İstinye) aşağısında, Fonea adıyla bilinen bir dağın yamacını göstermektedir. Rumelihisarı`nın adı: Fatih vakfiyelerinde Kulle-i Cedide; Neşri tarihinde Yenice-Hisar; Kemalpaşazade, Aşıkpaşazade ve Nişancı tarihlerinde Boğazkesen Hisarı olarak geçmektedir. Bu adı Dukas karıştırarak Kefalokoptis biçiminde kullanmışsa da, ondan başka hiç kimse bu adı kullanmamıştır.

Uzaktan bakıldığı zaman eski harflerle Muhammed biçiminde okunacak şekilde inşa edilmiş bir hisardır.

139 gün gibi kısa bir sürede tamamlanan hisarın üç büyük kulesi, dünyanın en büyük kale burçlarına sahiptir.

 

 

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Rumelihisarı'ndan şöyle bahseder: Lebideryada dar yerde olup bağsız ve bahçesiz kayalar üzerinde kat kat 1060 kadar hanedir. Üç camii, 11 mescidi, yedi mekteb-i sıbyanı, bir hamamı, 200 dükkânı. Durmuş Dede Tekkesi namında bir tekkesi, yedi kadar Rum hanesi vardır. Ayan ve eşrafı yalı sahibi olup kış günleri İstanbul'da otururlar. Yahudi'si yok, meyhane ve bozahane dahi bulunmaz. Halkı balıkçı, kale neferatı, kayıkçı, sair esnaftır. Dağlar üzerinde nazirsiz kiraz bağları vardır ki Hisar kirazı namı ile Rum, Arap ve Acem'de meşhurdur; diyar'ı Acem'de adına Gülnar-ı Rum derler, iki kiraz bir dövme riyal ağırlığında gelmiştir. Rumeli Hisarı'nın önünden akan şeytan akıntısı gayet ciddi akar, göz kapayıp açınca bir gemiyi Kandilli Burnu'na kadar sürer götürür."

Hisarın inşaasına 15 Nisan 1452'de başlanmıştır. İş bölümü yapılarak her bölümün inşaası bir paşanın denetimine verilmiş, deniz tarafına düşen bölümün inşaasını da Fatih Sultan Mehmet bizzat kendisi üstlenmiştir.

Denizden bakıldığında sağ taraftaki kulenin yapımına Saruca Paşa, sol taraftakinin yapımına Zağanos Paşa, kıyıdaki kulenin yapımına da Halil Paşa nezaret etmiştir. Buralardaki kuleler de bu paşaların adlarını taşımaktadırlar. Hisarın inşası 31 Ağustos1452'de tamamlanmıştır

Hisarın yapımda kullanılan keresteler İzmit ve Karadeniz Ereğli'sinden, taşlar ve kireç Anadolu'nun değişik yerlerinden ve spoliler (devşirme parça taş) çevredeki harap Bizans yapılarından temin edilmiştir. Mimar E. H. Ayverdi'ye göre hisarın yapımında yaklaşık olarak 300 usta, 700-800 amele, 200 arabacı, kayıkçı, nakliyeci ve diğer tayfa çalışmıştır. 60,000 metrekare alanı kapsayan eserin kagir hacmi yaklaşık 57,700 metreküptür.

 Fatih Sultan Mehmet ve kumandanlarından Çandarlı Halil Paşa, Sarıca Paşa ve Zağanos Paşa hisarın inşaatı sırasında taş taşıyarak çalışanları yüreklendirmişlerdi. Rumelihisarı kalesinde 17 kule var. Kulelerin en büyükleri Çandarlı Halil Paşa, Sarıca Paşa ve Zağonos Paşa adlarını taşıyan kulelerdir (kulelere burç da denilmektedir). Çandarlı Halil Paşa kulesinin yüksekliği 22 m, çapı 23.30 m ve duvar kalınlığı 6.50 m.dir. Kule 9 katlıdır. Sarıca Paşa kulesinin yüksekliği 28 m, çapı 23.80 m ve duvar kalınlığı 7 m.dir. Kule 9 katlıdır. Zağanos Paşa kulesinin yüksekliği 21 m, çapı 26.70 m, duvar kalınlığı da 6 m.dir,    8 katlıdır. Zağanos Paşa kulesi İstanbul'un fethinden sonra uzun bir süre hapishane olarak kullanıldığı için "Karakule" adı ile de anılmaktadır. Rumelihisarı kalesinin 5 kapısı bulunuyor: Dağ kapısı, Dizdar kapısı, Hisarbahçe kapısı, Sel kapısı ve İstihkâm kapısı. Rumelihisarı Kuzeyden güneye 250 m doğudan batıya 125 m olan alanıyla çok büyük bir kaledir.

Rumelihisarı'nın yapılışı ile boğazdaki geçişler tamamen kontrol altına alınmış ve İstanbul'un fethi sırasında Bizans'a yardım gelmesi önlenmiştir. Sonraki yıllarda ise bu kale sayesinde boğazdan geçiş ücrete bağlandı. Kalede 105 top ve 400 yeniçeri bulunuyordu.

Rumelihisarı Kalesi, Sarıyer ilçesindeki en önemli tarihi eserdir. Bu muhteşem hisar 1509 yılındaki büyük depremde hasar görmüşse de onarılarak eski duruma getirildi. 17. yy.ın ortalarında ise kale yangın geçirdi. Sultan III. Selim döneminde (1789-1807) tamir edilen kale uzun yıllar hapishane olarak kullanıldıktan sonra kaderine terk edildi. Kalede görev yapan muhafız ve dizdarların oturdukları evlerin yerinde zamanla kale ile uyum sağlamayan bir mahalle oluştu. 1953 yılında Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan istek üzerine kale yeniden onarıma alınmış ve kale içindeki mahalle istimlâk edilerek kale içi temizlendi.

Kalenin içinde Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan ve Ebülfetih ismini taşıyan bir cami vardı. Bu caminin şimdi sadece harap haldeki minaresinin gövdesi görülmektedir. Ayrıca kalenin içinde Molla Fenari tarafından yaptırılan bir mescid ve bu mescidin yanında Nalbur Mehmet Efendinin yaptırdığı bir hamam vardı. Defterdar Mustafa Efendi tarafından yaptırılan Rumelihisarı'ndaki Arap Emini Mescidi, Ali Dede tarafından yaptırılan Torlak Dede Mescidi hepsi yıkılıp gitti. Ayrıca birisi kalenin içinde öteki kalenin dışında ve deniz tarafında iki çeşme vardı. Bu çeşmelerden deniz tarafındaki duruyor.

Rumelihisarı deniz müzesi yapılmak üzere 1917'de bir Alman şirketine tamir için verilmiş fakat 1918 yılında çeşitli nedenlerle inşaat durduğundan bu istek gerçekleşmemiştir.
Sarıyer ilçesinin en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Rumelihisarı'nda pek çok tarihi eser var. Rumelihisarı Kalesi ile İskele arasında ve yolun üst tarafında bulunan Hacı Kemalettin Cami tarihi eserlerdendir. Önce mescit olarak yapılan bu cami 1743 yılında Sultan I. Mahmut tarafından camiye dönüştürüldü. Çarşı cami olarak da bilinen Hacı Kemalettin Camii 1940 yılında büyük onarım gördü. Vapur iskelesi karşısındaki Ali Pertek Camii de (Bey Camii ve Hamam Camii de denilmektedir) tarihi eserlerden olup 1640 yılların-a yaptırılmış, 1763 yılında onarım görmüştür. Hisarüstü Merkez Camii ise 1960 yılından sonra yapılmış olup tarihi özelliğe sahip değildir. Rumelihisarı'ndaki bir diğer cami de Nafi Baba Camii'dir ve tarihi özelliği yoktur. Rumelihisarı'nda Ermenilere ait bir kilise var. Durmuş Dede sokağındaki Santukhd (Surp) Ermeni Kilisesi küçük bir kiliseydi. Ahşap kilise 1816 yılında onarıldı. Bilahare yıkıldı ve yeniden, daha büyük yapılarak açıldı. Eski kayıtlarda kilisenin adı "Aziz Bakire Santukhd"tur. Kilise kompleksi içinde Tateosyon Okulu, Mezarlığı ve kulüpleri de vardı. 1972 yılında yanan kilise 1973 yılında yeniden inşa edildi. Rumelihisarı'nda Rum Kilisesi ve Sinagog bulunmamaktadır.

Rumelihisarı'ndaki tek hamam 1509 yılında yapılmış olup Ali Pertek Sokağı üzerinde idi. Sultan Beyazıd Vakfından olan hamam yıkılmış ve yerine apartmanlar dikilmiştir. Çeşitli kaynaklarda İstanbul hamamları sayılırken hamamların özelliğine uygun isimler veriliyordu. Bu hamama da 'İiisarlıya Hisar Hamamı*' deniliyordu.

Rumelihisarı'nda birçok tarihi eser çeşme var. Rakım Paşa Çeşmesi 1715 tarihinde Ali Pertek Camii yanında, Rakım Mehmet Paşa tarafından babası eski defterdar Yoz İbrahim Efendi adına yaptırıldığı için çeşmeye İbrahim Efendi Çeşmesi de denilmektedir.


Amiral Fahri Ergin Sokaktaki Damat İbrahim Paşa Çeşmesi 1860 yılında, Arpacı Çeşme Sokaktaki İbrahim Efendi Çeşmesi 1732 yılında yapılan tarihi çeşmelerdir. Hacı Kemalettin Camii bahçesi içindeki Benlizade Ahmet Raşit Efendi Çeşmesi de 1777 yılında yaptırılmış tarihi çeşmelerdendir. Rumelihisarı kalesinin denize bakan cephesinde ve kale duvarına bitişik olan çeşme de ismini kaleden almıştır. Kim tarafından ve hangi tarihte yaptırıldığı bilinmiyor.

Rumelihisarı'nın üst kısımlarında ve Çukurbostan mevkiinde olan Çukurbostan Çeşmesinin de (bu çeşmeye Acısu Çeşmesi de deniliyor) kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığı bilinmiyor. Baltalimanı Caddesi üzerindeki Necip Bey Hayrat Çeşmesi 1951 yılında yapılmış olup, tarihi bir özelliği yoktur. Rumelihisarı'ndaki tarihi Çeşmelerinden üçü; Hisar Çeşmesi (1642), Zeynep Hatun Çeşmesi (1890) ve Afife Hanım Çeşmesi yol yapım çalışmaları sırasında ortadan kaldırıldı.

Fatih Sultan Mehmet döneminde Rumelihisarı'nda üç tekke vardı. Nalbur Şeyh Mehmet Tekkesi Kale içerisinde idi, yapılan istimlâkler sırasında ortadan kaldırıldı. Durmuş Dede Tekkesi kalenin güney tarafında ve Kayalar Mescidinin üst tarafındaydı (Sonraları Kayalar Mescidi ve bölgesi Beşiktaş sınırları içine alındı). Durmuş Dede Tekkesini bilhassa sefere çıkan denizciler ziyaret ederlerdi. Nafı Baba Tekkesi ise Boğaziçi Üniversitesi kampusu içindedir. Nafı Baba Tekkesine Şehitlik Tekkesi de denilmektedir.
 
Rumelihisarı'na iki tepe hâkimdir. Bunlar Duatepe ile Şehitlik Tepesidir. Şehitlik Tepesine tepe değil sadece Şehitlik denilmektedir. Rumelihisarı Kalesinin inşasına mani olmak isteyen bir Bizans müfrezesi ile çarpışan ve şehit düşenlerin gömülmeleri üzerine buraya Şehitlik denilmiştir.

Rumelihisarı'nda altısı Türklere, biri Ermenilere ait olmak üzere yedi mezarlık vardı. Sahilde Kayalar Mezarlığı, Şehitlik veya Nafı Baba Mezarlığı, Osmanlı Mezarlığı (Küçükdere Ayazmasının yakınında), Bağ Mezarlığı, Meydan Mahallesi Mezarlığı ve Aşiyan Mezarlığı. İlk beş mezarlık zamanla kaldırıldı. Tek Türk Mezarlığı olarak Aşiyan Mezarlığı kaldı. Ermenilere ait mezarlık ise Rumelihisarı'nın üst kısmındadır. Rumelihisarı'nda Yahudi ve Rum Mezarlığı yoktur.

Kale yapıldıktan ve İstanbul fethedildikten sonra Rumelihisarı çok büyük gelişme gösterdi. Paşaların, ağaların, devlet adamlarının ve zenginlerin büyük ilgi gösterdikleri yerlerden biri oldu. Buradaki tarihi eserlerden pek çoğu günümüze ulaşmadı. 17. yy.da Sultan IV. Mehmet'in annesi Valide Turhan Sultan tarafından yaptırılan köşk, Şeyhülislam Mekki Mehmet Efendi, Sıtkızade Ahmet Reşid Efendilerin yalıları günümüze kadar ulaşmayan tarihi eserlerdendi. Rumelihisarı vapur iskelesinden sonra Baltalimanı'na doğru deniz kenarındaki İffet Hanım Yalısı 19. yy.ın ilk yarısında yapılan tarihi yalılardan biridir.

Rumelihisarı'ndaki en görkemli tarihi eserlerden biri ikinci Boğaz Köprüsü ayağı altındaki Tophane Müşiri Zeki Paşa (1849-1914) Yalısıdır. 19. yy.ın sonlarında yaptırılan yalı kagir olup, dört katlı ve şato tipini andıran örnek tarihi eserlerdendir. Baltalimanı'ndan Rumelihisarı'na girişte sağdaki görkemli bina, 1913'de yapılmış Yusuf Ziya Paşa Köşkü'dür. Bu köşke halk arasında Perili Köşk denilmektedir. Bu köşk büyük bir holdingin merkez binası olarak kullanılmaktadır.

Rumelihisarı vapur iskelesi de Boğaziçi'nin en eski iskelelerinden biri olup tarihi hüviyet taşımaktadır. İskele aslına uygun olarak onarılarak, özel teşebbüse kiraya verilmiş olup lokanta olarak işletilmektedir.

Rumelihisarı vapur iskelesinden kaleye doğru gidişte, Yahya Kemal Caddesi derindeki Oduncubaşı (Aral) Yalısı ve müştemilatı tarihi eserlerdendir. Rumelihisarı'nın üst kısımlarında bulunan Robert Kolejin (şimdi Boğaziçi üniversitesi) 1862'de yapılan ilk binası ve sonraki binaları da tarihi eserlerdendir. Rumelihisarı'nın iç kısımlarında da görkemli tarihi eser köşkler ve konaklar var. Bunların bir kısmı eskisine uygun olarak yenilendi. Rumelihisarı Boğaziçi'nin ilk Türk köyü olması nedeniyle yerli halkı önceleri Türklerden oluşuyordu. Sonraları kalede görevlendirilen yeniçerilerin değişik yerlerden gelmiş olmaları, Boşnak, Arnavut, Makedon, Selanik ve Bulgaristan'dan göçenler ile 1877 Rus Savaşı nedeniyle gelenlerin de yerleşmeleri ile yerli halkta karışıklık oldu. Çok daha sonraları ve bilhassa 1970. 1990 yılları arasında Anadolu'dan gelen göç akını ile Rumelihisarı yerli halk ve nüfus yoğunluğu olarak büyük değişikliğe uğradı. Göçlerle nüfus patlaması yaşandı. Hisarüstü ve Küçük Armutlu (Fatih Sultan Mehmet) yerleşim bölgeleri meydana geldi, Nafı Baba geliştikçe gelişti. Bu haliyle Rumelihisarı, Sarıyer ilçesinin en büyük mahallesi oldu. Ancak, Fatih Sultan Mehmet ile Baltalimanı'nın mahalle olarak yapılandırılması nedeniyle hem mahalle sınırlarında daralma hem de nüfusunda azalma oldu.

Boğaziçi ve Sarıyer ilçesinin sayfiye yerlerinden biri olan Rumelihisarı bilhassa yaz aylarında zenginlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yerdi. Bu nedenle de yazları çok kalabalık olurdu. Halkın büyük çoğunluğunu balıkçı, küçük esnaf ve devlet hizmetinde çalışanlar oluştururdu.

Rumelihisarı, Baltalimanı'ndan Bebek akıntı burnuna kadar mükemmel bir sahil şeridine sahiptir. Suyu gerek İskelenin Baltalimanı tarafında ve gerekse Şeytan Burnunda akıntılı olmasına karşın çok temizdir. Alçak rıhtımı ve temiz suyu ile denize girenlerin çok tercih ettikleri bir yerdir. Deniz sahilindeki yalıların önünden Kayalar Mescidine kadar olan uzun sahil boyunca amatör balıkçılar günün her saatinden balık tutarak vakitlerini değerlendirirler.

Rumelihisarı Boğaziçi'nde en çok turist çeken yerleşim bölgelerinden biridir. Bilhassa dünyaca ünlü kalenin İstanbul'un fethinde çok büyük etkin rol oynaması, muhteşem mimarisi ve hala görkemini koruyan burçları ile yerli ve yabancı turistlerin çok ilgi gösterdikleri bir tarihi eserdir.

Rumelihisarı'nda iki müze var. Birisi Rumelihisarı Kalesi diğeri de Serpuş Müzesidir. Rumelihisarı Kalesinin Saruca Paşa Kulesi müze haline getirilmiş, Osmanlı'dan Cumhuriyet dönemine kadar kullanılan top, tüfek, ok, yay, kalkan, miğfer, kandil, bayrak, alem, kiler, savaş planları, kalenin kilit ve anahtarlarını müzede görmek mümkündür. Rumelihisarı Kalesinin tamamı 1958 yılında müze olarak hizmete açıldı. Son birkaç yıldan beri kale içerisinde sahne kurularak tiyatro oynanır, konser verilir hale getirildi.
 
Serpuş Müzesi ise Hisarüstü'nde Duatepe Parkındadır. Bu açık hava müzesi Türk Kültürüne Hizmet Vakfı'nın girişimi ile kurulmuş ve 12.7.1989'da açılmıştır, müzede Türkiye'de kullanılan serpuşlar (başlık tipleri) mezar taşları üzerinde yapılan araştırmalar sonucu hazırlanmıştır.

Rumelihisarı'nda pek fazla işyeri yok. Sayfiye yeri olması nedeniyle lokantaları, cafeleri, çay bahçeleri dikkat çeker. Küçük esnaf sayısı da azdır. Balıkçı esnafı sayısı da eskiye oranla azalmış olmasına karşın, olta balıkçılığını devam ettirmektedirler. Lokantalar kale ile Rakım Paşa çeşmesine kadar olan alanda toplanmıştır.

Sahil boyunda ana cadde üzerindeki Hisar, Çapa ve Karaca restaurantları ile Rumelihisar Spor Kulübü Sosyal Tesisleri, eski vapur iskelesi kiralanarak yapılan İskele Restaurant semtin ilgi gören mekânlarıdır. Halen Divanhane adı ile Cafe olarak işletilen eski Avcı Restaurant da çok ünlü bir işletme idi. Bu restaurantlarda her mevsimde deniz mahsulü bulmak ve yemek imkanı vardır. Kale yanındaki çay bahçeleri ile cafeler, Duatepe Parkı mesire yeri ve park içindeki çay bahçeleri Rumelihisarı'na canlılık katan işyerleridir.


Rumelihisar çeşmelerinin her birinin ayrı kaynak suyu vardı. Şimdi ise sadece Necip Bey Hayrat Çeşmesinin kaynak suyu var. Diğer kaynak suyu Soğuksu'dur. Ancak bu su acı olduğundan içilmiyor. Rumelihisarı'nda bir de ayazma var. Ermenilere ait olan ayazmanın ismi Küçükdere Ayazmasıdır.

Rumelihisarı'ndaki parkların en büyüğü ve önemlisi Duatepe Parkı'dır. Rumelihisarı Mahallesinin en tepe noktasında ve Hisarüstü'nde bulunan Duatepe Parkından boğaz ve muhteşem kale zevkle seyredilir.

Rumelihisarı'ndaki eğitim ve öğretim kurumlarının en önemlisi Robert Koleji'dir (Boğaziçi Üniversitesi). Robert Koleji 1862 yılında Amerikalı olan New Yorklu Robert tarafından açıldı. Açılışından sonra ilk binasına yeni binalar ilave edilerek büyütüldü. 1971 yılında ise Milli Eğitim Bakanlığına devredildi. O tarihten beri Boğaziçi Üniversitesi olarak hizmet vermektedir. Burada eğitim kuruluşundan beri İngilizce olarak verilmektedir. Boğaziçi Üniversitesi Kampusu içinde kız ve erkek öğrenci yurtları bulunmaktadır.

Rumelihisarı'nda iki ilköğretim okulu var. Bunlardan biri Şair Nigar İlköğretim Okulu, diğeri de 50. Yıl Türkan Şoray İlköğretim okuludur. Şair Nigar ilköğretim Okulu, Beyoğlu 27. Mektebi olarak Kadın Mektebi Sokakta 1952 yılına kadar hizmet verdi. Bu okul yeterli olmayınca yeni okul Rumelihisarı Kışlak Sokakta yapılmış ve 1953 yılında eğitim ve öğretime başlamıştır. 1977 yılında okula yeni ilaveler yapılmış ve 1997/1998 ders yılında sekiz yıllık eğitime dönüşmüştür.

50. Yıl Türkan Şoray İlköğretim Okulu 1973 yılında öğretim ve eğitime başladı. Okula 1980'de yeni ilaveler yapılmış ve 1990/1991 yılında okul İlköğretim okuluna dönüştürülmüştür.

Rumelihisarı'nda Ermenilere ait de bir okul bulunuyordu. Santukhd (Surp) Kilisesi içinde uzun yıllar eğitim veren bir ilkokul vardı. Bu okul şimdi kapalı bulunmaktadır.


Mahallede Rumelihisarı Spor Kulübü ve Rumelihisarılılar Derneği adlarını taşıyan iki dernek var. Rumelihisarılılar Derneğinde Orhan İpek başkan olarak görev yapmaktadır.


Rumelihisarı ilçenin büyük mahallelerinden biri, hatta en büyük mahallesi idi. Ancak bir kısım yerlerin Rumelihisarı'ndan ayrılması ve yeni mahalle olması, bir kısım yerlerin de diğer mahallelere dâhil edilmesi üzerine nüfusta bir hayli azalma olmasına karşın yine de ilçenin büyük mahallelerindendir. 1997 nüfus sayımına göre nüfusu 10.420'dir. Muhtarlıkça mahallenin nüfusunun 20 bin civarında olduğu ifade edilmektedir.

 

Rumelihisarı'nda bugüne kadar; Taci Eriçok, İhsan Kesedar, Kemal Sir, Ruhi Dengizman, Alaattin Baysal, Orhan Hancı, Can Dümencioğlu, Niyazi Bal, Mustafa Kaya, Zeki Yüksel ve Çetin Karayılan muhtar olarak görev yaptılar.

 


Yorumlar alınıyor...
Arşiv
Anasayfa Birgo Nedir? Nasıl Birgo'larım? Kullanıcı Sözleşmesi Blog Yardım Bize Ulaşın