Birgo

TEM
09
***KEŞKE** ** SENİ TANIMASAYDIM **
Ne kahRın ÇekiLiyoR, Ne DeRtLeRin bitiyoR..
GüLmüyoR bu yüzüm GüLmüyoR..



SeninLe yaŞanmıyoR , SensizkenDe oLmuyoR..
KeŞke Seni hiÇ GöRmeseyDiM..



bahtıMa KaRa oLDun ,GönLüMe yaRa oLDuN
naSıL dayanıRıM ben NaSıL ?
Ne umDum NeLeR buLDuM MeCnunDan beteR oLDum
öLDüRüR beni bu sevDa







Bir yağmur yanaşıyor gönlümün iskelesine…
Yağmur damlalarının sesi haykırışlar gibi yüreğimi acıtıyor bugünlerde
Gözlerimin önünde yine hayalin
Gözlerini, sözlerini, dev gülüşlerini ve boşver demelerini…
Bakışlarını, hüznünü, neşeni ve bana ben katışlarını unutmadım…
Unutamadım
Gönlümdeki yağmura şimdi rüzgarda eşlik etmekte
Yağmur yalnızlık kokusu getiriyor, rüzgar sensizlik esiyor…

Saatime yüzünü kazıdım
Yelkovanım sana beş var, akrebim seni yirmi geçiyor
Çok uzun zamandır zamansız yaşıyorum
Zamanlarım fırtınalı denizlerde, zamanlarım gökyüzünde derinlerde
Deniz dalgaları hırçın bu saatlerimde
Dalgalar dev kayalara vuruyor düşüncesizce
Her kükreyen dalga sesinde senin binbir sesin aklımda ve kulaklarımda.
seni baştan başa sen yapan sesin veda edişe beşe kala…
En son kalan bendeki sen…
Gökyüzü renklerim fırtınalı bu saatlerde
Mavi ile gri savaşıyor fütursuzca
Paletimde birbirine karışıp kayıp oluşa karışan renklerimde senin binbir yüzün,
Gözlerimde ve hafızamda sen
Seni sen yapan bakışın veda edişi yirmi geçe…
En son kalan bendeki sen…



Düşüncelerimin arasında kayboluşlara karışıyorum yine…
Yüreğim yoğun, kafam karmakarışık…
Sen ilk sevdiğimdin….
İlk sevgililer unutulmazmış
Sen ilk kendimi verdiğimdin
ve kader yolumda derin, silinmesi zor izlersin
Ne zaman yüreğimi birine açsam seni hatırlayacağım;
O okyanuslar kadar sırdı diyeceğim,
kendime bile itiraf edemediğim rüyamsı gerçeğimdi diyeceğim
Ve işte o zaman bendeki seni rüya yapacağım,
bir masal kahramanım olacaksın sevda “gel-gitler”'imde
Özledim seni
Özledim bendeki seni hem de çok
Sen yanımdayken konuşamamayı,
sen yanımdayken gözlerimi gözlerinden alamamayı,
sanki zamanın kavramını yitirişini,
herşeyin başka başka anlamlar taşıdığı anları özledim
Seni sen yapan, bizi biz yapan anları ve mekanları unutmadım
Aşkımızın başkentini unutmadım...Unutamadım…
Hiçbirşey, hiçbir insan koparamadı beni bu şehirden…



Ama bir gerçek var şimdi aramızda.
Sesizce, farkettirmeden aramıza giren
Sesiz yüksek duvarlar ören
Seni benden uzaklaştıran, beni karanlık düşlere iten
Ne olduğunu anlayamadığım ve senin nedeni açıklayamadığın
Hiçbir sorumum cevabı yok…
Hiçbir duygu kayıbolmaz durduğu yerde,
hiçbir savaşta kayıbolmaz tarih yapraklarından
Hatıralarımdan silinmeyen sen gibi
Bana bir açıklama borcun var en azından
Birşey söyle evet de hayır de
Ama konuş gerçekler ne kadar acı olsada.
Senin tek savaşın kendinle, kendinde bugünlerde…
Düşün, ama mutlaka düşün, bari yüzleş kendi gerçekliğinle…
Tekrar tekrar geçir herkesi tek tek anılarının süzgeçinden.
Mutlaka vardır en azından bir vefa borcun tarih saydıklarından…
Saklandığın boşlukta değil hayat, gizlendiğin korkularında senin
Boşluğuna sarıldıkça büyür bütün korkuların,
sen o kendi boşluğunun yanı başına gizlenensin….



Nefret sevginin ta kendisidir bazen
Ayrılık da sadakatın ödülüdür bazen
Bazen yarınlar dündür, bazen dünler bugün
Ama zaman dün ile yarınlar arasındaki süreyi yaşayanlara aittir
İnsanlar ise vefa ve sevgi ile anılanlara…

Yüreğimde yine yağmur yağıyor,
yine lacivert-siyah gecem yalnızlığıma yar
Yine şehrimin kımızı-siyah sokakları bana dar
Hayallerimin üzerinde sert-soğuk rüzğar
Gönül mevsimimde ise hüzüne davet var…



Biter bu yağmur bir gün elbet…
Hep benle beraber unutamadıklarım, bulamadıklarım…
Saçlarımda hala rüzgar, yüreğimde hala sevdam var…
Bir çocuktum sevmiştim, beni ben yapan
Yüreğimize bir yol açan…
Şimdi öyle uzak ki geldiğim yollar….
Karanlık, soğuk sokak aralarında o eski çocuk
Bir
şarkım var şimdi yalnız dudaklarımda;
“birgün belki hayattan, geçmişteki günlerden, bir teselli… “

UNUTULMAMAYA YEMİNİN VARDI SAYFALAR DOLU, ŞİİRLER BOYU… UNUTTUN MU SEVGİLİ?






aşkı itmek zorunda kaldık
Çok sustum..
Çok..
Öyle böyle değil..
Ne kadar yaşanmışlık yaşanamamışlık varsa o kadar.
En çok da aşk kadar sustum!
Biliyorum,
Hiç yakışmayanı giydim üzerime,
Biliyorum,
Çok incittim kendimi hüzünlerime,
Biliyorum,
Ben sustukça çığlıklar yürüdü düşünceme..

Ama nasıl anlatılırdı ki,
Yaşamın kıyısından bir misafir edasıyla bakmak,
Bir yandan uçurumlara yanaşmak,
Öyle yordu ki..

Uzun hayatın özeti:
Bitmek zorunda kaldık,
Aşkı itmek zorunda kaldık!




Şimdi her yanım tuz kokuyor,
İçimde azgın fırtınalar,
Yüreğim çarpmaya korkuyor..

Hani,
"Gel" deseydi,
Ölmek bile olsa karşılığı,
Giderdim..
Demedi..


Azlığından değil aşkın,
Çokçalığından,
Kıyamadı..

Çoktu onun da susmaları,
Akıtamadığı yaşlar kadar çok.
Ağlamadı,
Ağlamıyor,
Ağlayacağını da sanmıyorum,
Belki de konduramıyor..
Göze..
Yaşı..
Bilinmez..

Neyse işte,
Bazı şeyler,
Bazı anlar,
Bazı hüzünler,
Bazı güçler,
Sevmekle aşılamıyor.




Yaşayacak zamanımız çoktu,
Düşlerimizse yıkık.
Yar'a yara olmaktan korktuk.

Boynu bükük şimdi aşk dediğimiz masumun,
Haksız da değil hani.

Çünkü biz;
Dedim ya hani..

Bitmek zorunda kaldık,
Aşkı itmek zorunda kaldık!
Aşk bize göre değildi belki
Yittik itildik ama yetinemedik...











Hatta cezalandırdım kendimi
Arkadaşlarımı bile görmüyorum




En sevdiğin koltuk boş
Yasakladım herkeze sen gelince aynı bul diye
En sevdiğin çiçekler vazoda yine
Gelirsen koklarsın diye











Bir Kez Daha Düşlerimi Hecele!
. . . [ Kim Olduğunu Söyleme ] . . .


Yorumlar alınıyor...
Arşiv
Anasayfa Birgo Nedir? Nasıl Birgo'larım? Kullanıcı Sözleşmesi Blog Yardım Bize Ulaşın