Birgo

EYL
04
Türkiye dünyaya nasıl yön veriyor?

Bugün sizlerle son derece önemli bir makale paylaşmak istiyorum. Türkiye lider olarak Türk İslam Birliği’ni kurma yolunda büyük bir hızla ilerliyor. Türkiye'ye dışarıdan bakan uzmanlar, ekonomistler , politikacılar ve küresel yatırımlara yön verenler çok iyimser bir tablo görüyorlar. Ve analizlerine göre Türkiye, dünyaya yön veren yedinci ülke oluyor! Biz kendi kendimizi değerlendirirken çoğu kez ve özellikle son zamanlarda sadece içeriden bakıyor, tablonun bütününü göremiyoruz, oysa dış ve objektif bir gözle bakıldığında Türkiye’nin nasıl bir izlenim ve imaj oluşturduğu, dünya piyasasında nasıl bir duruşta olduğunu da görebilmek önemli.Oysa Türkiye'ye dışarıdan bakanlar, küresel yatırımlara yön verenler, Türkiye'ye içerden bakan bazıları gibi hiç de karamsar değiller. Öyle ki, Goldman Sachs yatırım bankasının varlık yönetimi Başkanı Jim O'Neill'e göre, Türkiye, dünyaya yön veren yedinci ülke oluyor. 

 

Ve bu arada belirtmek gerekir ki, Jim O'Neill, BRIC kavramının mucidi olan kişi aynı zamanda. BRIC terimi, Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'in ekonomilerini kastetmek için kullanılır. BRIC, bu ülkelerin İngilizce isimlerinin baş harflerinden oluşur (Brasil, Russia, India, China. BRIC ülkeleri hızlı bir gelişim içerisindedirler ve 2050 dünyasında önemli konumları bulunacaktır. Bazıları bu ülkelere Meksika'yı da ekleyerek BRIMC de derler. İşte bugün artık birçok ekonomist Türkiye’yi de bu ülkeler grubuna almaktadır. 

 

PEKİ TÜRKİYE DÜNYA’YA NASIL YÖN VERİYOR ?

 

Goldman Sachs firması varlık yönetimi başkanı O'Neill'e göre, bugün artık dünyayı gelenekselleşmiş biçimde "gelişmiş" ve "yükselen" ekonomiler olarak ayırmak, küresel ekonominin doğasını açıklayamıyor. Bu nedenle, dünyaya yön veren ülkeler için yeni bir kavram geliştiriyor, onlara "gelişen piyasalar" (growth market) adını veriyor. 

 

Peki gelişen piyasaların ayırt edici özelliği ne oluyor? Bu ülkelerin gelişme kapasiteleri, ticaret hacimleri, pazar boyutları, nüfusları ve şirket kapasiteleri diğer ülkelerden farklı düzeyde seyrediyor. Bunlar, diğer ekonomilere göre daha hızlı büyüyorlar. İş kapasiteleri diğer ülkelerden göreli olarak yüksek. 

 

İşte bu nedenle BRIC ülkeleri Rusya, Brezilya, Çin ve Hindistan'ın ardından Güney Kore, Meksika, Türkiye ve Endonezya sırasıyla küresel ekonominin "gelişen piyasaları" yani lokomotif ülkeleri olarak sıralanıyor. Ve, önümüzdeki on yılda bu sekiz ekonominin dünyaya yön vermesi bekleniyor. 

 

Zaten sadece 2020'de BRIC ülkelerinin dünya üretimindeki payı %50’yi aşıyor. Goldman Sachs yöneticisi, ileride, Nijerya, Filipinler ve Mısır'ın da gelişen piyasalar kategorisinde olan sekiz ülkeye eklenmesinin mümkün olduğunu ileri sürüyor. Goldman Sachs Türkiye için daha uzun vadeli başka değerlendirmeleri şöyle yapıyor: 

 

2050'de Türkiye, fert başına gelir karşılaştırmasında dünya yedincisi olarak sıralanıyor. İngiltere, ABD fert başına 90 bin dolara çıkarken, Türkiye 70 bin dolarla Japonya'yla birlikte altı ve yedinci sırayı paylaşıyor. Brezilya'nın 60 bin dolar, Çin'in 55 bin dolar ve İran'ın 45 bin dolar fert başına gelire ulaşacağı tahmin ediliyor. 

 

Türkiye ekonomisi hakkında Goldman Sachs yatırım bankasının görüşleri önemli. Çünkü Goldman Sachs'da elitlerin eliti yöneticiler ve dünyanın en iyi ekonomi ve finans uzmanlarının çalıştığı bilinen bir durum. Goldman Sachs'ın varlık yönetimi başkanı O Neill, Türkiye'nin dünyaya yön veren yedinci ülke olduğunu söylüyorsa bunu önemsemeliyiz. DEMEK Kİ TÜRKİYE DÜNYADAN BAKILDIĞINDA İYİ DURUMDA VE DAHA DA İYİ OLACAK. 

 

Ve Türkiye için karamsal senaryolar çizenlerin bu alışkanlığı ve yaklaşımı bırakıp artık daha geniş ve dünya gözüyle bakarak Türkiye’nin dünyaya liderlik yapabilecek bir durumda olduğunu, çok güçlü potansiyel taşıdığını görmesi ve bunu konuşması, bunun için çalışması lazım! Türkiye Mehdiyet döneminde olunduğu için adeta şahlanıyor, Mehdiyet bereketiyle giderek güçleniyor. Tekrar söylüyorum, çok yakında Türkiye lider olarak Türk İslam Birliği’ni kuracak, ülkelerle pasaportları ve sınırları kaldıracak. Türkiye’nin ve Hz. Mehdi’nin liderliğinde tüm dünya barışa ve huzura kavuşacaktır. 

 

Kaynak: 

http://islamturkbirligi.blogspot.com/


• William D.Cohan, Money and Power, How Goldman Sachs Came To Rule The World.2011
• Süleyman YAŞAR, “Türkiye dünyaya yön veren yedinci ülke oldu”http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/yasar/2011/05/25/turkiye-dunyaya-yon-veren-yedinci-ulke-oldu

 


EYL
04
Cübbeli Ahmet Hoca: İslam’ın dünya hâkimiyeti ve kıyamet çok yakın – Video

 

 

 

 

 

Cübbeli Ahmet hoca yıllar önce yaptığı sohbetlerin birinde Hz. Mehdi’nin tüm dünyaya İslam’ı hâkim edeceğini, Roma’yı feth edeceğini ve kıyametin çok yakın olduğunu ne kadar da güzel anlatıyor. Ne diyor konuşmasında: “Allah İslam’ı tüm dinlere üstün kılacak, Hz. Mehdi’yi de çıkaracak, şirkten eser kalmayacak. Biz Hz. Mehdi’yi bekliyoruz, Hz. Mehdi’den konuşmayın, Hz. İsa’nın gelişinden bahsetmeyin diyenler gaflettedirler!” Yine konuşmasında kıyametin kopmasına çok kısa bir zaman kaldığını anlatıyor. 

 

Cübbeli Ahmet hocanın konuşmasını bu linkten seyredebilirsiniz: 

 

http://cubtube.blogspot.com/2011/02/islamn-dunya-hakimiyeti-ve-kyamet.html

 

Hz. Mehdi, Kuran'ın doğru yolunu ve Peygamberimiz'in sünnet-i seniyyesini insanlara gösterecektir

 

Nechül Belağa'dan: İnananların Efendisi (sav) dedi ki: "Onlar yanlış yolları izleyerek ve yol gösterici gelenekleri terk ederek sağa ve sola gittiler... Ey insanlar, bu her vaadin gerçekleşeceği ve bilmediğiniz kişinin (MEHDİ) GELİŞİNİN YAKLAŞTIĞI ZAMANDIR. Dikkat edin, o zaman aramızdan çıkmış olan (HZ. MEHDİ), BU EN ZOR ZAMANLARDA AYDINLIK BİR IŞIKLA ONLARI AŞACAK...1 

 

Hz. Mehdi, tüm dünyanın hidayetine vesile olacaktır

 

HZ. MEHDİ (a.s.), HİDAYET MEŞALESİYLE ALEMDE DOLAŞIR VE SALİHLER GİBİ YAŞAR. 2



ALLAHPERESTLİK NEFSPERESTLİĞE ÇEVRİLDİKTEN SONRA HZ. MEHDİ GELECEK VE NEFSPERESTLİĞİ ALLAHPERESTLİĞE ÇEVİRECEK; KURAN, GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERE UYDURULDUKTAN SONRA HZ. MEHDİ GELİP GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİ KURAN'A UYDURACAK...3

 

Kaynak:http://cubtube.blogspot.com/

 

1.(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 186) 

 

2. (El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 281-282 ve 266 ve 300) 

 

3. (Nehc-ül Belağa, Feyz'ül İslam baskısı, s. 424, 425) 

 

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam:http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

 

 


EYL
04
Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın hayatı – Video

Prof. Dr. Necmettin Erbakan bu ülkenin yetiştirdiği en değerli evlatlardan biriydi. Tüm hayatı boyunca Türk İslam Birliği yolunda mücadele vermiş bu değerli insan asla unutmamalı, anısına karşı daima vefa gösterilmelidir. Necmettin Erbakan hayatının her döneminde Müslümanlara örnek olmuştur. Kendisinin şu sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum: “Kendimizi kurtarmak yetmez. Bir Müslüman olarak bütün insanlığı kurtarmakla mükellefiz. Huzur, barış, refah ve adalet dolu bir saadet dünyasını kurmakla yükümlüyüz.” Burada Necmettin Erbakan hocamızın bahsettiği saadet dünyası Türkiye liderliğinde çok büyük bir İslam Birliği ile kurulacaktır. Necmettin Erbakan’ın terbiyesi ile yetişmiş başbakan Tayyip Erdoğan ve cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bugün bu şerefli dava uğruna çalışmaktadır. 

 

Erbakan hocamız anısına hazırlanan, onun şerefli hayatını anlatan videoyu bu linkten seyredebilirsiniz: 

 

http://video.mynet.com/erkanarkut/Merhum-Prof-Dr-Necmettin-Erbakan-in-hayati-1-Bo/1202442

 

Kaynak:http://islamturkbirligi.blogspot.com/

 

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam:http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

 
 


EYL
04
Dünyanın en şaşırtıcı ışıklı canlıları – Video

Bugün yine sizlerle muhteşem bir video paylaşmak istiyorum, gerçekten de çok güzel hazırlanmış. Sizlerde videoyu seyrettiğinizde eminim benim gibi çok etkileneceksiniz. İnsan denizin metrelerce altında böylesine güzel ışıklı canlılar gördüğünde “işte Allah, tüm âlemlerin Rabbi” diye düşünüyor. Hiç görmediğimiz, bilmediğimiz bir dünyada ne kadar muhteşem güzellikler yaratılıyor. Gerçekten de dünyada birçok insan bu canlıların varlığından bile habersiz. Oysa Allah hepsini yaratmış, her canlıya bir yaşayış tarzı belirlemiş. İster denizin metrelerce altında yaşayan balıklar olsun, ister gökyüzünde süzülen kuşlar olsun, hepsinin rızkı belirlenmiş. Bizler bu kadar acizken Allah tüm bu âlemlerden haberdardır, hepsini en ince detayına kadar yaratandır. Bu linkten videoyu izleyebilirsiniz: 

 

http://video.mynet.com/erkanarkut/Dunyanin-en-sasirtici-isikli-canlilari/1206082

 

Allah, yeryüzünü sizin için bir karar, gökyüzünü bir bina kıldı; sizi suretlendirdi, suretinizi de en güzel (bir biçim ve incelikte) kıldı ve size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne Yücedir. (Mü'min Suresi, 64)

 

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam:http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

 

 

 

 

 

 


EYL
04
Evrimcilerin doğal seleksiyon ve mutasyon ile ilgili itirafları

Dün yazdığım yazımda evrimcilerin doğal seleksiyon ve mutasyonla yeni bir tür oluşacağı iddiasının geçersizliğini anlatmıştım. Bugünde doğal seleksiyon ve mutasyonla nasıl yeni bir tür oluşmasının imkânsız olduğunu evrimcilerin kendilerinden dinleyelim. Bildiğiniz gibi evrimci bilim adamları, aslında evrim teorisinin bilimin hiçbir ilgili dalı tarafından ispatlanamadığının ve tutarsız bir iddia olduğunun farkındalar. Ancak inandıkları ideoloji uğruna bu teoriyi savunuyorlar. Şimdi bu gerçeği itiraf etme cesaretinde bulunanların söylediklerine bakalım: 

 

Dr. Robert Milikan (Nobel ödüllü, ünlü bir evrimci): Şu çok acıklı: Biz bilim adamları şu ana kadar hiçbir bilim adamının kanıtlayamadığı evrimi kanıtlamaya çalışıyoruz. 1 

 

Dr. Lewis Thomas: Biyolojinin, evrimde yönlendirici güç için "hata" sözcüğünden başka bir sözcüğe ihtiyacı var. Tesadüf doktrini ile uzlaşmam mümkün değil. Doğadaki amaçsızlık ve kör tesadüfler kavramına tahammül edemiyorum. Ve bununla beraber zihnimi sakinleştirmek için bunun yerine ne koyabileceğimi hala bilmiyorum.2

 

H. S. Lipson: Eğer canlılık atomların, doğa güçlerinin ve radyasyonun karşılıklı etkileşimleri sonucunda oluşmamışsa nasıl oluşmuştur?.. Sanırım tek kabul edilebilir açıklamanın yaratılış olduğunu kabul etmeliyiz. Bundan ne kendim ne de fizikçiler hoşlanmamaktadır. Ancak eğer bir teoriyi bilimsel deliller destekliyorsa, o teoriyi sırf hoşlanmadığımız için reddedemeyiz. Aslında evrim bir anlamda bilimsel bir din haline geldi; hemen hemen bütün bilim adamları bunu kabul etti ve birçoğu onunla uyumlu olması için gözlemlerini eğip bükmeye hazırlandılar. Evrim teorisinin yaşayan canlıların tüm özelliklerini sayabilme yeteneği beni daima teoriden kuşkulanmaya itmiştir (Örneğin zürafanın uzun boynu). Bu nedenle son 30 yıllık biyolojik araştırmaların Darwin'in teorisine uygun olup olmadığına baktım. Uygun olduğunu düşünmüyorum. Bana göre teori ayakta bile duramamaktadır.3 

 

Darwin: Doğal seleksiyon teorisinin, kendim göremememe rağmen pek çok hata içerdiğini ileride anlayacağım.4 

 

Alfred Russell Wallace: Bu argümanı (doğal seleksiyonu) insanın gelişmiş yeteneklerini açıklamaya kalkışıncaya kadar ikna edici bulmuştum.5 

 

J. Hawkes: Kuşları, balıkları, çiçekleri vb. göz kamaştırıcı güzelliği salt doğal seleksiyona borçlu olduğumuza inanmakta güçlük çekiyorum. Dahası, insan bilinci öyle bir düzeneğin ürünü olabilir mi? Nasıl olur da tüm uygarlık nimetlerinin yaratıcısı olan insan beyni; Sokrates, Leonardo da Vinci, Shakespeare, Newton ve Einstein gibileri ölümsüzleştiren yaratıcılık "yaşam savaşımı" denen orman yasasının bize bir armağanı olsun?6 

 

Dr. Colin Patterson: Hiç kimse bugüne kadar doğal seleksiyon mekanizmaları yoluyla yeni bir tür üretemedi. Hiç kimse böyle birşeyin yakınına bile yaklaşamamıştır.7 

 

Arthur Koestler: Günümüzde eğitimli insanlar, Darwin'in gelişigüzel mutasyonlar artı doğal seleksiyonun sihirli formülü sayesinde tüm sorulara cevap bulduğuna inanmayı sürdürmektedirler. Rastgele mutasyonların konu dışı kaldığı ve doğal seleksiyonun bir kısır döngü mantığı haline geldiği gerçeğinden oldukça habersiz bir şekilde.8 

 

Pierre Paul Grassé: J. Huxley ve diğer biyologların evrimin doğal seleksiyon mekanizması aracılığı ile işlediği teorisi, demografik gerçeklerin, genotiplerin bölgesel dalgalanmasının ve coğrafi dağılımların bir gözleminden başka birşey değildir. Çoğunlukla ele alınan türler on binlerce sene hiç değişmeden kalmaktadır. Koşullara bağlı olarak meydana gelen dalgalanmalar, genlerin önceden değişmesiyle beraber ele alındığında evrime delil olarak kullanılamaz; bunun en güzel delili de milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramayan yaşayan fosillerdir.9 

 

Prof. R. Goldschmidt (Zoolog, California Üniversitesi): Şimdiye kadar hiç kimsenin makro mutasyonlar yolu ile yeni bir tür ya da cins üretemediği bir gerçektir. Seçilmiş mikro mutasyonlar yoluyla dahi tek bir tür bile oluşturulamadığı da doğrudur. En iyi bilinen Drosofila (meyve sineği) gibi organizmalarda bile sayısız mutasyon bilinmektedir. Eğer herhangi bir organizma üzerinde bu binlerce mutasyonun bir kombinasyonunu yapabilseydik, yine de doğada bulunan herhangi bir türle benzerlik gösteren bir tür üretemezdik.10 

 

Pierre-Paul Grassé: Ne kadar çok sayıda olursa olsunlar, mutasyonlar herhangi bir evrim meydana getirmezler.11 Şanslı mutasyonların havyanların ve bitkilerin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağladığına inanmak, gerçekten çok zordur. Ama Darwinizm bundan fazlasını da ister: Tek bir bitki, tek bir havyan, tam olması gerektiği şekilde binlerce ve binlerce faydalı tesadüfe maruz kalmalıdır. Yani mucizeler sıradan bir kural haline gelmeli, inanılmaz derecede düşük olasılıklara sahip olaylar kolaylıkla gerçekleşmelidir. Hayal kurmayı yasaklayan bir kanun yoktur, ama bilim bu işin içine dahil edilmemelidir.12 

 

Stephen Jay Gould: Bir mutasyon büyük ve yeni bir ham malzeme (DNA) oluşturmaz. Türleri mutasyona uğratarak yeni bir tür elde edemezsiniz.13 

 

Kaynak: 

1. SBS Vital Topics, David B. Loughran, Nisan 1996, Stewarton Bible School, Stewarton, Scotland, URLhttp://www.rmplc.co.uk/eduweb/ sites/sbs777/vital/evolutio.html 

2. Lewis Thomas, "On the Uncertainty of Science", Key Reporter, vol.46 (Sonbahar 1980), s.2 

3. H. S. Lipson, "A Physicist Look at Evolution", Physics Bulletin, 31 (1980), s. 138 

4. Francis Darwin, The Life and Letters of Charles Darwin, Cilt.II, New York:D. Appleton and Company, 1888, s.10 

5. Roger Lewin, In the Age of Mankind, Washington D.C.: Smithsonian Books, 1988, s.26 

6. J. Hawkes, "Nine Tentalizing Mysteries Of Nature, " New York Times, no.33, 1957 

7. Colin Patterson, "Cladistics", BBC, Brian Leek ile Röportaj, Peter Franz, 4 Mart 1982 

8. Arthur Koestler, Janus : A Summing Up, Vintage Books, 1978, s. 185 

9. Pierre Paul Grassé, Evolution On Living Organisms: Evidence for a New Theory of Information, Academic Press, Ocak 1978 

10. "Biological Evidence of Creation: From a Fog to A Prince", Keziah, Distribütör:American Portrait Films, Cleveland, OH, 1998 

11. Pierre-Paul Grassé, Evolution of Living Organisms, Academic Press, New York, 1977, s. 88 

12. Pierre-Paul Grassé, Evolution of Living Organisms, s. 103 

13. Stephen Jay Gould, "Is a New and General Theory of Evolution Emerging?", Lecture at Hobart&Wm Smith College, 4 Şubat 1980 

 

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam:http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

 


Arşiv
Anasayfa Birgo Nedir? Nasıl Birgo'larım? Kullanıcı Sözleşmesi Blog Oyun MMO Yardım Bize Ulaşın
Copyright © 2010 MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.' ye Aittir