Birgo

EYL
19
KÖY SEYİRLİK OYUNLARI VE BİR ÖRNEK OLARAK AKÇADAĞ’DA “HÂKİM-JANDARMA” OYUNU

 (1. ULUSLARARASI TÜRK HALK OYUNLARI KONGRESİ , 10-12 Mayıs 2012 - MALATYA)

Nezir KIZILKAYA

THOF Antrenörü - MALATYA

 KÖY SEYİRLİK OYUNLARI VE BİR ÖRNEK OLARAK AKÇADAĞ’DA “HÂKİM-JANDARMA” OYUNU

ÖZET

Kültür varlığımızı oluşturan ürünler içerisinde seyirlik köy oyunları önemli bir yer tutmaktadır. Seyirlik köy oyunları din, töre, gelenekler, yaşam tarzı, sevinçler, hüzünler, korkular ile şekil bulur. Belli kurallar çerçevesinde kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar ulaşmış, sözlü gelenek ürünü olarak kırsal kesim eğlence ve toplantılarında kendisine önemli bir yer edinmiştir. Yakın zamana kadar kırsal kesim eğlence ve toplantılarının vazgeçilmez unsurlarından olan seyirlik köy oyunları diğer halk kültürü ürünleri gibi popüler eğlence karşısında kaybolmaya başlamış ve unutulmaya yüz tutmuştur. Bu çalışmada incelediğimiz Malatya’nın Akçadağ İlçesi’nde düğünlerde oynanan “Hâkim-Jandarma” oyunu da 20–25 yıl öncesine kadar hemen her düğünde oynanırken, günümüzde kendisine yer bulamadığından oynanma geleneği terkedilmiş, genç kuşaklara aktarılamamış ve unutulma aşamasına gelmiştir. Asırlardır oynanan aynı zamanda bir sosyal dayanışma ve eğlence aracı olan bu oyun gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla yerinde tespit edilerek incelenmiş ve tüm aşamaları kayıt altına alınmıştır. Ayrıca bu çalışmada seyirlik köy oyunlarının unutulma nedenleri üzerinde durulmuş ve en kısa sürede bir arşiv oluşturma çabalarının önemi vurgulanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Seyirlik Köy Oyunları, Halk Tiyatrosu, Halkbilim, Saha araştırması

VILLAGE ENTERTAINMENT SHOWS  AND “JUDGE-GENDARMERIE”  FOLK AS AN EXAMPLE

ABSTRACT

Village entertainment shows have an important place among our cultural heritage. These are set by the impacts such as religion, tradition, way of life, joy, sorrowness, and fear. Oral tradition and oral lore is cultural material and tradition transmited orally from one generation to another within a set of rules. Village entertainment shows which have recently been indispensable element of rural entertainment activities appear to be weaken and even forgotten due to popular folk materials.  The dancing “judge-gendarmerie” had been carried out at almost every wedding about 20-25 years ago in Akcadağ, Malatya ,  which  we investigate in the study has not been performed and transmited to youths and ,as a result ,come to the edge of disappearing. This folk dancing which has been performed for centuries as means of social cooperation and entertainment has been investigated and recorded so that it could be transfered to the next genaration. A part from this, the reasons why the village enertainment shows have been disappeared are investigated and the importance of trying to set an archive is pointed out.

Key Words: Village  Entertainment Show, Folk Theater, Folklore, Field Research

1. SEYİRLİK KÖY OYUNLARI

Bayram niteliğinde kutlanan, belirli bir takvimi olan mevsimlik törenler ve ritüel kökenli seyirlik oyunları, çağlar boyu süregelen zengin kültür değerleriyle dolu halk tiyatro geleneğinin günümüze gelen mirasıdır. (Artun, 2012) Kırsal kesimde anonim olarak yüzyıllar boyunca oynanan ve halk kültürü ürünleri arasında sayılan ve Nurhan Karadağ’ın  “bayramlarda ya da yılın belirli günlerinde köylülerimizin genellikle oyun yapma, oyun çıkarma adı altında yarattıkları bir tiyatro olayı” (Karadağ, 1978)  olarak tanımladığı oyunlar,  Ahmet Kutsi Tecer tarafından “Köylerde ve köylüler tarafından yapılan temsili mahiyette oyunlar” (Tecer, 1940) olarak tanımlanmış, konu ile ilgili incelemelerin başladığı 1930’lu yıllardan itibaren her ne kadar isimlendirmede birlik ve beraberlik sağlanamamış olsa da önce Metin And’ın “Seyirlik Köylü Oyunları” daha sonraları And’ın tanımını destekleyen Pertev Naili Boratav ve Nurhan Karadağ’ın “Seyirlik Köylü Oyunları” ve “Köy Seyirlik Oyunları” terimlerini kullanmaları ile terminoloji sorunu da aşılmış ve “Seyirlik Köy Oyunları” kavramı yaygınlaşarak son yıllarda araştırmacılar ve bilim adamları tarafından bu adlandırma tercih edilmiştir.( Düzgün,1994)

Anadolu halkının kültürel birikiminin yansımalarından biri olan “Köy Seyirlik Oyunları” ekinlerin ekildiği, hayvanların çiftleştiği zamanlarda ya da hasat mevsiminde, kıtlık ya da kuraklık zamanlarında, mevsim dönümlerinde, düğünlerde, bayramlarda, kısacası köy halkı için önem taşıyan belirli zamanlarda, “Oyun Çıkartma”, “Oyun Yapma” geleneğinden yola çıkarak yansıladığı oyunlardır. (Karadağ, 1978:9) Anadolu’da olduğu gibi dünyanın başka yerlerinde de oynanmakta olan köy oyunlarının, ilkel toplulukların büyü törenlerinde yapılan taklitlerin bir uzantısı olduğu sanılmaktadır. (Şener, 1993:10) Seyirlik köy oyunları ritüel kökenlidir, görevseldir ve köylünün doğayla ilişkisinden ortaya çıkmıştır. Kökeni dolayısıyla görevsel oldukları, belli günlerde, belli kalıplarda tekrarlandığı için ciddi ve saygınlık uyandıran köy seyirlik oyunları yine bu özelliğinden ötürü günümüze dek gelebilmiştir. (Tekerek, 2008:18) Seyirlik oyunlar sadece eğlence vesilesi ve aracı, hayal ürünü, gelip geçici şeyler değildir. Onlar toplumun günlük sorunlarından, tasalarından, kaygılarından, sevinçlerinden, üretim ve tüketim çabalarından, törelerinden, törenlerinden ayrılamaz. Bir kelime ile halkın yaşamıyla kaynaşmışlardır, onunla bir bütün haldedirler ve ancak toplum yaşamının türlü yönleriyle bir arada incelenerek değerlendirilip yorumlanabilirler. (Boratav, 1997:224)

Köy oyunlarının günümüz için de geçerli olan bazı özellikleri, bu kaynağın değerini artırmaktadır. Bu özelliklerin başında köy halkının oyuna katılması, organik bir oyuncu-seyirci bütünlüğünün sağlanmış olması gelmektedir. Güncel toplum olaylarına da yer verdiğinden, günlük hayattan ilintisini koparmamış olmaları bu oyunları günümüz için de işlevsel yapmaktadır. (Şener, 1975)

And’ın “ Köy seyirlik oyunlarının dramatik olarak nitelendirilmesi için en az kendisinden başka bir kişiliği, bir olguyu, bir yaratığı canlandırmayı arayacağız”(And, 1974:119) şeklinde çerçevesini çizdiği köylülerin sunduğu temsillerin özelliklerini Çağımlar şöyle sıralar;
1. Sahnesiz tiyatrodur.
2. Yazılı bir metni yoktur.
3. Şarkı, dans ve söz oyunların başlıca niteliklerindendir.
4. Gerçekçi değillerdir.
5. Açık biçim, göstermeci, soyutlaştırma gibi belirli yöntemleri vardır.
6. Kişiler karakter boyutu göstermez, kalıplaşmış tiplerdir.
7. Oyunların düğün, bayram gibi belirli günleri ya da ilkbahar, sonbahar gibi belirli dönemleri vardır.
8. Doğuşu ritüeldir. (Çağımlar, 2003)

 Artun da köy seyirlik oyunlarını  “Ritüel Kökenli Töresel” ve “Eğlence Amaçlı Seyirlik” oyunlar olarak iki gruba ayırmış ve şu şekilde açıklamıştır. (Artun, 2008:14)

1. Ritüel Kökenli Töresel Seyirlik Oyunlar: Bu tür oyunlarda şenlik, büyü, bolluk ve bereket motifleri iç içedir. Eski-yeni, bolluk-kıtlık, yaz-kış, ak-kara, güçlü zayıf gibi çatışmalar üzerine kurulur. (Artun, 2008:17)

2. Eğlence Amaçlı Seyirlik Oyunlar: Topluluğu eğlendirmek amacı güdülür. Oyunlarda toplumun eksik yönleri ele alınır, bozuk kişilikler alaya alınır. Kelime oyunlarından yola çıkılarak espriler yaratılır.Oyunların belli bir metin yapısı vardır.Oyunlar doğmaca oynandığından oyundan oyuna küçük değişiklikler görülebilir. Seyirci de oyunun metin yapısını bilir. (Artun, 2008:18) Genellikle düğün ve eğlencelerde oynanan oyunlardır.

 Bu çalışmamızda incelediğimiz “Hâkim-Jandarma” oyunu da eğlence amaçlı seyirlik oyunlar grubunda yer almaktadır.

1.1. Oyun Unsurları
 
a. Yönetici
Geleneğin sözcüsüdür. Geleneğin tam geçerli olduğu yerlerde asıl işi oyunun eskiye bağlı olmasıdır. Oyun kişilerini seçer. Yapacaklarını gösterir. Makyaj ve kostümü gözetir. Hatta oyunun eski biçimde yürümesini denetler, kendisi bunu yapmasa seyirci zorlar, eleştirir. (Karadağ, 1978)

b. Oyuncu
Köyün istekli ve yetenekli kişileridir. Bu iş zevk ve görev için yapılır. Diğerlerinden ayrıcalığı yoktur. Törensel oyunlarda, öz olarak seyirciden farkı yoktur. Ancak sadece eğlence için yapılan oyunlarda oyuncu mantığıyla oynar Genellikle bütün yörelerde karşı cinsin rollerini de aynı cins oynar Bu iş için küçük kostüm değişikliği ve hafif makyaj kullanılır ve göstermeci şekilde yapılır. (Karadağ, 1978)

c. Seyirci
Genelde tüm köylüdür. Özel durumu olmayan herkes istediği zaman gelip oyun seyredebilir, istediği zaman da gidebilir. Bazı durumlarda yaş ve cinsiyet ayrımı gözetilir. Kadınlar, oyunlarına, çocuklar dışında erkek seyirci almazlar. Erkek oyunları genellikle cinsel içerikli olduğundan kadın ve çocuk seyirci almazlar. Oyun çıkaranlar seyirciyi dekor, aksesuar olarak kullanır, bazen çok ağır şakalar yapar. (Karadağ, 1978) Seyirlik köy oyunlarında seyirci oyunun bir parçasıdır. Hemen her oyunda seyirciye yüklenen bir görev vardır.

d. Oyun Yeri
Yazın meydanlar, kışın büyük odalardır. Düğün evlerinin geniş odaları ve bahçesi de kullanılır. Oyun yeri çevresine seyirci alınabilir. Modern tiyatro sahne anlayışında çevre tiyatrosu işlevi görür. Seyirlik oyun, seyircisini illüzyona sokmaz. Dekor ihtiyacı yoktur çünkü benzetmeci bir oyun değildir. Aydınlanma için gün ışığı, ay ışığı, lüks lambaları ya da ortaya yakılan bir ateş kullanılır. (Karadağ, 1978)

e. Oyun Malzemeleri (Dekor, Kostüm, Makyaj, Aksesuar, Efekt)
Belli bir dekor yoktur. Oyunun oynandığı yer dekordur.  (oda kapısı, yakındaki bir ağaç vs.). Dekor, repliklerle tarif edilebilir: Yani ya oyun yeri doğal dekor olarak kullanılır ya da oyunun gerektirdiği doğal dekor içinde oyun çıkarılır. (Karadağ, 1978) Dekorun aksine kostüme önem verilir. Kılık değiştirilir. Kadın kılığına giren erkekler kadın elbisesi giyerler. (Artun, 2008:48) Amaç tam kadın olmak değildir, örneğin bıyıklarını kesmezler. Kadın olduğunun gösterilmesi yeterlidir. Ya da köpek olmak için kuyruk takmak yeter. Oyun sırasında kostüm sözlerle pekiştirilir. Hayvan kılığına girilirse sesler en iyi biçimde taklit edilir. Bunlar yeterlidir. (Karadağ, 1978)  Makyaj malzemesi olarak baca isi, kömür, un kullanılır. Yüzleri ve elleri siyaha beyaza boyanır. Yaşlı rolü için samandan kambur yapılır. Kostüm için oyunun içeriğine, girilen kişiliğe göre giysiler seçilir. Aksesuar önemli öğedir. Gerçek aksesuarların yanı sıra yalancı aksesuarlar da kullanılır. Hatta canlı aksesuarda kullanılır.  Efekt canlı olarak sesle yapılır. (Artun, 2008:49) 

f. Müzik ve Dans
Oyunlar yöre havalarıyla başlar. Seyirciyle birlikte toplu dans yapılır. Sonra söyleşili bölüm başlar. Toplu dans, diriliş ve bolluk sembolü olarak gene tekrarlanır. Bazı töresel oyunlarda, müzik ve dans oyun arasında da sadece oyuncular tarafından yapılır. Seyirciler bu bölüme pek katılmaz. (Karadağ, 1978)

2. HÂKİM-JANDARMA OYUNU

 Bu oyun Malatya’nın Akçadağ ilçesinde damat adayının arkadaşları tarafından düğün günü gelin eve getirilip yemek sona erdikten sonra damadı eğlendirmek, düğünü renklendirmek, eğlenmek, şakalaşmak için oynanır. Oyunun amaçlarından biri de zanlılara verilen para cezalarının toplanarak damada hediye alınması yada nakit olarak verilmesidir..

Oyun adı Hâkim-jandarma olsa da oyun konusu ve kurgusu itibari ile daha çok kadı-asker ilişkisi çağrıştırmaktadır. Hâkimin yetkileri, infazın hemen gerçekleşmesi, yargılama şekli, cezalar vs. oyun kökeninin asırlar öncesine dayandığının işaretidir. Oyunun adı kadı/hâkim değişikliği ile birlikte cumhuriyet döneminde “Hâkim-Jandarma” halini almıştır.

2.1. Kişiler
Hâkim, savcı, jandarmalar, zanlılar, şikâyetçiler, tanıklar ve seyircilerdir. Hâkim ve savcı dışındaki oyuncular için sayı kısıtlaması söz konusu değildir. Oyuncular günlük kıyafetlerini giyerler. Ancak hâkim ve savcı rolünü oynayan oyuncu başına sarık bağlar. Jandarmalar da verilen cezanın infazı için kazma, kürek sapı veya benzer bir ağaç sopa bulundururlar.

2.2. Hâkim-Jandarma Oyunu’nun Metin Yapısı ve Kuruluşu
1.Hâkim, savcı ve jandarmaları oynayacak oyuncular seçilir.
2.Düğün evinin geniş bir odası mahkeme salonu şeklinde kullanılır. Bayan ve çocuklar bu odaya alınmaz.
3.Hâkim yanına savcıyı da alarak odada yüksek bir yere oturur.
4.Davacılar odadakilerden biri hakkında şahit de göstererek davacı olurlar.
5.Hâkimin talimatı ile jandarmalar zanlıyı yakalayarak hâkim karşısına çıkartırlar
6.Zanlıya kısa bir savunma şansı verilir fakat pek dikkate alınmaz.
7.Hâkim ve savcı durumu mütalaa ederler.
8.Hâkim zanlı hakkındaki kararını açıklar. Para cezası nakden tahsil edilir. Sopa cezası falaka ya da sırtına vurularak uygulanır. Hapis cezası bunların sonunda infaz edilir.
9.Birkaç kez hâkimin kafasından sarığı kapmak için zanlı ya da seyircilerden teşebbüs olur.
10.Toplanan paralar damada nakit ya da altın olarak verilir.

2.3. Kurgu
 Damat sağdıç ve arkadaşları öğleden sonra düğün evinin mahkeme salonu olarak kullanılacak geniş bir odasında toplanırlar. Damat makatta (divan)  baş köşeye oturtulur. Önüne bir tepsi içerisinde çerezler ve çeşitli yiyecekler bırakılır.  Odanın her yerini gören bir noktasına hâkimin oturacağı makam kurulur. Odada hazır kanepe koltuk varsa o da kullanılabilir. Hâkim ve savcı kafasında sarık ile kudretli bir şekilde orada oturur. Seyirci ya da zanlılardan biri bu sarığı hâkimin kafasından alabilirse hâkim yerine geçer ve hâkimi yargılayarak cezalandırır. Eğer sarık alma girişimi başarısız olursa teşebbüs edenler ciddi anlamda ağır cezaya çarptırılır. Sarığı korumak için yargılama sırasında zanlılar hâkime fazla yaklaştırılmaz. Savcı hâkimin görebileceği bir yerde iddia makamı olarak bulunur ve elindeki deftere yargılamayı yazarak kaydeder. Seyirciler her sahneyi diledikleri yerden izleyebilirler. Ancak mahkeme salonundaki hareket ve konuşmalarına dikkat etmek zorundadırlar. Her an zanlı olarak yargılanma ihtimali vardır.

Sohbetler edilirken orada bulunanlardan birisi ayağa kalkarak oldukça dikkatli ve saygılı bir şekilde hâkimin önüne gelir ve orada bulunanlardan birisini kastederek;

 “Hâkim bey, ben bahçeme falan ekini ekmiştim, birisi hayvanlarıyla ekinlerime zarar vermiş. Bu sene çağa çoluk aç kalacağız. Falan adamın davarlarıyla ekinimi yaydığını görenler var. Suçlunun bulunarak cezalandırılmasını istiyorum” der.

 Hâkim Jandarmalara şahsın derhal yakalanarak getirilmesini emreder. Jandarmalar suçlunun kaçmaması için kapı tarafında “hazır ol”da beklemektedir. Hemen orada oturmakta olan kişiyi kollarından tutarak hâkimin huzuruna getirirler. Jandarmalar zanlıları hâkim huzuruna çıkartmak ve verilen cezaların infazını yerine getirmek için düğün evinin her yerini kullanırlar. Tam bir mahkeme kurulur. Savcı iddiaları söyler. Suçlu pozisyonundaki kişi durumu inkar eder. Orada oturanlardan bazı kişiler zanlıyı tarlada davar yayarken gördüklerini söylerler. Şahitlerin ifadesi ile suç sabit olur. Hâkim; “Gereği düşünüldü! Orman kanunlarının, 1. maddesinin 7. fıkrası gereğince bu adamın suçu sabittir. Suçuna karşılık gelen 50 lira cezanın ödetilmesine, bir daha böyle bir suçu işlememesi için 10 değnek vurulup,  2 saat makat hapsi verilmesine” karar verir.

Öncelikle maddi durumu iyi olan kişilerin zanlı olarak suçlanmasına gayret edilir. Odada bulunanlardan aşırı gülerek sanıkla alay edenler hâkim tarafından resen cezalandırılabilir. Dayak cezası alacağını bilenler önceden elbise altından sırtlarına minder, havlu gibi yumuşak malzemeler koyarlar. Bu durum hâkim tarafından tespit edilirse ceza 2–3 kat fazlasıyla uygulanır. Hâkim para, dayak ya da hapis cezalarından en az birini verir. Beraat kararı kesinlikle olmaz. Maddi durumu iyi olup da para cezası verilenlere genellikle ayrıca dayak cezası da verilir. Maddi durumu para cezasına müsait olmayanlara dayak ve hapis cezası verilir. Hapis cezası makat yoksa kanepe, karyola altlarında yâda küçük odalarda halıya sarılarak uygulanır. Oyuna başlarken eğer düğünün geneli ile ilgili bir kusur bulunursa damadın babasına, amcasına ya da kardeşlerine ayaktan tavana asma cezası da verilebilir

3. SONUÇ

Bir ülkenin maddi kaynaklar dışındaki zenginliği, tarihsel ve kültürel kaynakları ile ölçülür. Şüphesiz dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan ülkemizin de bu alanda eşsiz bir birikim ve varlığa sahip olduğu bir gerçektir. (Kızılkaya, 2011) Halk kültürümüz içerisinde seyirlik köy oyunları önemli bir yer tutmaktadır. Dini inançlar, gelenekler, eğlence anlayışı, yaşam tarzı, korkular, sevinçler ile şekillenmiş ve belli kurallar çerçevesinde kuşaktan kuşağa aktarılarak günümüze kadar ulaşmış, sözlü gelenek ürünü olarak kırsal kesim düğün, eğlence ve toplantılarında önemli bir etkinlik olmuştur.

Yakın zamana kadar toplantı ve eğlencelerin vazgeçilmez unsuru olan seyirlik köy oyunları diğer halk kültürü ürünleri gibi kitle iletişim araçlarının gelişmesi ve yayılması ile artık oynanmamaya başlamış, “ciddi düzeyde” derleme çalışmaları da yapılmadığından yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Bu tehlikeyi And erozyona benzeterek şu uyarıyı yapmaktadır.

“Toprak erozyonu sonucu, su ve rüzgâr gibi etkenler önlenemediklerinde, giderek toprağı nasıl hiçbir üretimin yapılamayacağı bir çöle dönüştürürse, o topraklarda yaşayan halk da oradan göç etmek zorunda kalırsa, elli yıl sonra Türkiye de tam bir kültür çölüne dönüşecektir. En verimli, canlı kaynak olan halk kültürü kalkınca, elli yılda köylü kentli olunca, kültür daha çok ithal malı olacak, belki de geride kültürsüz, sanatsız bir toplum kalacaktır.” (And, 1974:327)

Bu çerçevede, seyirlik oyunları saha çalışması ile derlemek, toplamak, kayıt altına almak ve hem kaybolmasını önleyerek gelecek kuşaklara aktarmak, hem de günümüz gelişmiş iletişim araçları ile ulusal ve uluslararası bilim ve sanat dünyasına sunmak isteyen araştırmacılara destek vermek suretiyle onların bu alanda çalışmaları kolaylaştırılmalıdır. Yine derleme ve araştırma çalışmalarının sonuçlarının yazılı ve görsel basın tarafından yayınlanması sağlanarak geniş kitlelere ulaşılmalıdır

KAYNAKLAR

And, M. 1974. Oyun ve Bügü. T.İş Bankası Yayınları, İstanbul.
Artun, E. 2008. Seyirlik Köy Oyunları ve Anonim Halk Edebiyatı Araştırmaları. Kitabevi, İstanbul.
Artun, E. Ritüel Kökenli Çukurova Tören ve Köy Seyirlik Oyunlarında “Canlandırma, Hayvan Benzetmeceleri ve Semboller. http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/14.php. (Erişim Tarihi: 01.04.2012)
Boratav, P. N. 1997. 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı. Gerçek Yayınları, 8.Baskı, İstanbul.
Çağımlar, Z. 2003. Sivas Yöresi Köy Seyirlik Oyunlarında Halkbilimsel Öğeler ve Cinsellik. Folklör/Edebiyat Dergisi. Sayı:35. İstanbul
Düzgün, D. 1994. Erzurum Köy Seyirlik Oyunları. Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi SBE, Erzurum.
Karadağ, N. 1978. Köy Seyirlik Oyunları.  İş bankası Yayınları, İstanbul.
Kızılkaya, N. 2011. Türk Halk Müziği Araştırmacıları ve Derleyicileri İçin Bir Kılavuz. Uluslararası Malatya Türkü Sempozyumu, Malatya
Şener, S. 1993. Oyundan Düşünceye. Gündoğdu Yayınları, Ankara.
Şener, S. 1975. Tiyatronun Kaynağına İlişkin Kuramlar. Tiyatro Araştırmaları Dergisi sayı.6, Dramatik Köylü Oyunları Özel Sayısı, İstanbul.
Tecer, A. K.1940. Köylü Temsilleri, Ankara.
Tekerek, N.2008. Köy Seyirlik Oyunları, Tem Yayıncılık, İstanbul.

KAYNAK KİŞİLER

Emir Ömer Aslan, Memur, D.T.1962, Akçadağ
Erol Özdemir, Memur, D.T.1966, Akçadağ
Kurtuluş Ateş, İşçi, D.T. 1965, Akçadağ
Mustafa Önal, İşçi, D.T.1966, Akçadağ
Resul Sert, Esnaf, D.T.1961, Akçadağ
Süleyman Demir, Öğretmen, D.T.1962, Akçadağ


Yorumlar alınıyor...
Arşiv
Anasayfa Birgo Nedir? Nasıl Birgo'larım? Kullanıcı Sözleşmesi Blog Yardım Bize Ulaşın