Birgo

MRT
08
12 İmam İle İlgili Hadisler a) Müslim Sahih'inde (c.6, Kitab-ül İmare, Bab-u En-Nas-ü Tebaün Li Kureyş, s.3) ve Ahmed ibn-i Hanbel Müsnedi'nde (c.5,s.86, 89, 90, 98) Cabir İbn-i Semure'den Resul-i Ekrem'in şöyle buyurduğunu nakletmişlerdir:

1- "On iki halife var olduğu sürece İslam aziz olacaktır."
Ravi (Cabir) diyor ki: "Daha sonra bir şey buyurdu, fakat ben anlayamadım. Babam'dan Resulullah'ın (s.a.a) ne buyurduğunu sorduğumda dedi ki:
"Onların (halifelerin) hepsi de Kureyş'tendir." buyurdu.

2- Başka bir rivayette Cabir ibn-i Semure'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Babamla birlikte Resulullah'ın (s.a.a) huzuruna vardık; buyurdular ki:
"Bu din, on iki imam var oldukça aziz ve ayakta duracaktır."Daha sonra bir şey buyurdular, ama halk işitmeme mani oldu. Babamdan ne buyurduğunu sorduğumda dedi ki: "Hepsi Kureyşten'dir" buyurdular.

3- Yine aynı ravinin şöyle dediği nakledilmiştir.
Resulullah'tan şöyle buyurduğunu duydum:
"Kıyamet kopana dek veya hepsi Kureyş'ten olan on iki halife gelip geçinceye kadar İslam dini ayakta duracaktır."

b) Buhari Sahih'inde (c.9, Bab-ul İstihlaf, s.81) ve Ahmed ibn-i Hanbel de Müsned'inde (c.5, s.90-92-108) Cabir ibn-i Semure'den şöyle nakletmektedirler:
Resulullah (s.a.a) buyurdular ki:
"(Benden sonra) Oniki emir (halife, imam) olacaktır."Daha sonra bir şey buyurdular ki, ben duyamadım. Babam dedi ki: "Hepsi Kureyş'tendir." diye buyurdular.

c) Buhari Tarih-i Kebir'de (c.1, s.446) ve Ahmed ibn-i Hanbel Müsned'inde (c.5, s.92) ve yine Ebu Avane Müsned'inde (c.4, s.396) Resulullah'tan (s.a.a):
"Benden sonra on iki halife olacaktır" diye buyurduğunu naklederler.

ç) Tirmizi Sahih'inde (c.9, s.66), Ahmed ibn-i Hanbel Müsned'inde (c.5, s.108) Resulullah'tan (s.a.a) şöyle buyurduğunu naklederler:
"Benden sonra on iki emir olacaktır."

d) Ahmed ibn-i Hanbel'in Müsned'inde (c.1, s.398 ve Müntehabü Kenz-il Ummal'da (c.5, s.212) şöyle nakledilmiştir.
İbn-i Mes'ud'dan "Bu ümmetin kaç halifesi olacaktır?" diye soruldu. İbn-i Mes'ud dedi ki: Aynı meseleyi biz Resulullah'tan (s.a.a) sorduk. Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdular:
"İsrail oğullarının güvenilir gözetleyicileri (reisleri) sayısınca on iki tane olacaktır."

e) Müntehab-ül Eser'de (s.24) isna Aşeriyye kitaplarından olan Kifayet-ül Eser'den naklen Abdullah ibn-i Mes'ud'dan şöyle dediği nakledilir: Resulullah buyurdular ki:
"Benden sonra imamlar on iki tanedir; hepsi de Kureyş'tendir."

On iki Halife Hadislerinin Zikrolunduğu Kitaplar:
Daha önce de dediğimiz gibi on iki halife (imam) hakkındaki hadisler tevatür haddine ulaşmıştır. Dolayısıyla bu hadisler bütün önemli ve muteber hadis kitaplarında ve hatta diğer kitaplarda nakledilmiştir. Bu kitaplardan bazılarının isimleri ve hadislerin geçtiği yerler şöyledir:

Ehl-i Sünnet Kitaplarından Bazıları:
1- Sahih-i Müslim, c.6, "En-Nas-ü Tebaün li Kureyş babında, İmare bölümünde.
2- Sahih-i Buhari, c.4, s.165, Ahkâm bölümünde.
3- Sahih-i Tirmizi, "Mâ Câe Fi-l Hulefa-i Min Ebvab-il Fiten" babında.
4- Sünen-i Ebi Davud, c.3, s.106 El-Mehdi bölümünde.
5- Müsned-i Tayalisi, 767 ve 1278. hadis.
6- Müsned-i Ahmed, c.5, s.86, 90, 92, 101, 106, 108.
7- Kenz-ül Ummal, c.13, s.26, 28.
8- Hilyet-ü Ebi Nuaym, c.4, s.333.
9- Feth-ül Bari, c.16, s.338.
10- Müstedrek-üs Sahihayn, c.3, s.617.
11- Tarih-ul Hulefa, Suyuti, s.10.
12- Es-Savaik-ul Muhrika, s.18-28.
Ve benzeri diğer kitaplar.

Şia Kitaplarından Bazıları1- Besair-üd Derecat, Muhammed b. Hasan-ı Saffar.
2-Usul-ül Kâfi, Muhammed b. Yakub-i Kuleyni.
3- El-Mecalis, Şeyh Seduk.
4- El-İhticac, Tabersi.
5- Kitab-u Süleym b. Kays.
6- El-İrşad, Şeyh Müfid.
7- Et-Tehzib, Şeyh Tusi
8- El-Gaybet, Şeyh Tusi
9- Takrib-ul Maarif, Şeyh Ebu Salah Hilli.
10- Bihar-ül Envar, c.51-52 ve 53, Allame-i Meclisi.
11- El-İkbal, Ali b. Musa b. Tavus El-Hasani.
12- Kamil-üz Ziyarat, Cafer b. Muhammed b. Kuleveyh.

Şimdi bu hadislere Ehli Sünnet âlimlerinin getirdiği yorumlara kısaca değineceğiz ve görülecektir ki hiç birisinde netlik yoktur ve sadece verilen delilsiz ihtimallerdir. Bazısı ise gerçekten anlamsız ve hatta gülünçtür. Bu hadislerin bir tek 12 Ehlibeyt İmamlarına tam anlamıyla uyduğu gün gibi ortadadır. Önce bu görüşlere bir göz atalım. Ardından istenilen hadisleri verelim:

1- On iki halife, dört halife (Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali)'den ibarettir.
Böyle bir ihtimalin doğru olmadığını gösteren en açık delil halifelerin sayısının hadislerde geçen sayı ile uyuşmamasıdır.

2- On iki halife, Emevi halifeleridirler.
Bu ihtimal de birinci ihtimal gibi batıl bir ihtimaldir. Çünkü:
Evvela: Ümeyyeogulları'nın halifelerinin sayısı on ikiden çoktur.
İkinci olarak: Ümeyyeogulları'nın hilafete geçişleri Hicri 40 yıllarına rastlamaktadır; oysa on iki halifenin hilafeti hadislerden anlaşıldığına göre Resulullah'ın (s.a.a) vefatından hemen sonra başlamaktadır.
Üçüncü olarak: Emevi halifelerinin hem hepsi İslam'ın izzet ve bekasına sebep olmamakla beraber hilafetleri boyunca birçok ihanetleri de olmuştur.

3- On iki halife Abbasi halifeleridir.
Bu görüş de batıldır. İkinci ihtimalde olan bütün cevap ve itirazlar burada da geçerlidir.

4- On iki halifeyi, dört halife ile Emevi ve Abbasi halifelerinin bazıları oluşturmaktadır.
Bu ihtimalin bir delili olmamakla birlikte on iki halife için beyan ettiğimiz dördüncü özellik de burada söz konusu değildir. Çünkü hadislerden, on iki halifenin birbiri ardınca ve aralıksız olacağı anlaşılmaktadır. Oysa dördüncü ihtimale göre Emevi ve Abbasi halifelerinden hangisini seçsek halifeler arasında zaman yönünden boşluk meydana gelecektir.

5- On iki halife Ehl-i Beyt'ten olan on iki imamdır ve şunlardan ibarettir:
Hz. Ali b. Ebi Talib (a.s)
Hz. Hasan b. Ali (a.s)
Hz. Hüseyin b. Ali (a.s)
Hz. Ali b. Hüseyin (Zeyn-el Abidin) (a.s)
Hz. Muhammed b. Ali (Bâkır) (a.s)
Hz. Cafer b. Muhammed (Sâdık) (a.s)
Hz. Musa b. Cafer (Kâzım) (a.s)
Hz. Ali b. Musa (Rıza) (a.s)
Hz. Muhammed b. Ali (Taki) (a.s)
Hz. Ali b. Muhammed (Naki) (a.s)
Hz. Hasan b. Ali (Askeri) (a.s)
Hz. Muhammed b. Hasan (Mehdi) (a.s)

Bu sonuncusu Allah-u Teala'nın izniyle kıyam edip yeryüzünü adaletle dolduruncaya kadar yaşayacaktır. Şia'ya göre Resulullah'ın (s.a.a) haber vermiş olduğu on iki halife bunlardan başkası değildir. Çünkü bu halifelerin hepsi Kureyş'tendir ve hilafetleri Resulullan'ın (s.a.a) vefatından hemen sonra başlamaktadır. Zira Şia'ya göre Resulullah'ın (s.a.a) hilafeti, sadece zahirde halka hükmetmekten ibaret değildir, aksine ileride de değineceğimiz gibi hilafet, zahiri hükümetin dışında imameti de kapsayan yüksek bir makamdır. Eğer halk gerçek halifenin zahiri hilafetini kabul etmeseler bile o yine aynı şekilde hilafet ve imamet makamında baki olup diğer vazifeleriyle amel eder. Bu halifelerin, biri diğerinden sonra aralarında bir zaman boşluğu olmaksızın, dinin izzet ve iftiharı olduklarına tarih şahittir. Bu on iki imam, halife ve emirin Ehlibeyt İmaları olduğunu destekleyen bir çok delil zikredilebilir. Sekaleyn hadis, Gemi Hadisi, Gadir-i Hum hadisi vs… Ancak bizden istenen tam anlamıyla bunlar olmadığı için isteyenleri ilgili kaynaklara müracaat etmeye davet edip asıl konuya gelmek istiyoruz.

Tabi Ehlibeyt İmamlarının isimleriyle zikredilen hadisler Şii kaynaklarda mütevatir bir şekilde nakledilmiştir. Ancak bizim prensibimiz karşı tarafın kabul ettiği kaynaklardan delil göstermek olduğu için onlardan vazgeçiyoruz. Elbette bu vereceğimiz hadisler Ehlisünnet'in 1. derece kaynakları değil. 2. derece kaynaklarıdır. Bizce bu, bu hadislere bizim açımızdan bir halel getirmez. Çünkü müşterek hadisler olduğu için, illa da 1. derece olmasına gerek yoktur. Bu hadisler bizce, tek yanlı olup da sadece bir tarafın muteber bir kaynağında nakledilen hadislere bile tercihlidir.
Kaldı ki Ehli Sünnette yüzlerce, kabul gören hadis vardır ki Kütüb-i Sitte'nin hiç birisinde nakledilmemiştir. Hatta dillere destan olan, yediden yetmişe her kesin bildiği bir çok hadis de buna dahildir. Örneğin “Kur'an ve Sünnetim” diye nakledilen Sekaleyn hadisi, “Ashabım gökteki yıldızlar gididir…” hadisi vs… ki Kütüb-i Sitte'nin hiç birisinde nakledilmemişlerdir.
Her halükarda bizim için bu hadisler hüccettir; çünkü müşterek hadislerdendir. Başkaları bunları nasıl algılar, karşılar, bu onları ilgilendirir. Şimdi inşallah bahsettiğimiz ve bizden istenen hadislerden bazı örnekleri vererek yazıyı noktalayacağız. Rabbim hepimize doğruları olduğu gibi gösterip onlara ittiba etme cesaret ve samimiyetini inayet etsin. Amin!

1- Yenabi-ül Mevedde, s.440'da ve Allame Şeyh Muhammed ibn-i Ali El-Hanefi'nin "İthaf-u Ehl-il İslam" adlı kitabında İbn-i Abbas'tan şöyle rivayet edilmiştir:
"Na'sel adında bir Yahudi Resulullah'ın (s.a.a) huzuruna gelerek:
"Ya Muhammed, senden sonra yerinde oturacak vasilerin kimlerdir?" diye sordu. Resulullah (s.a.a): "Benim vasim Ali b. Ebi Talib'dir ve ondan sonra onun iki evladı Hasan ve Hüseyn'dir. Sonra da Hüseyn'in dokuz evladıdır." buyurdu. Yahudi'nin: "Ey Muhammed, onların isimlerini bana söyle" demesi üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle devam etti: "Hüseyn'den sonra oğlu Ali, Ali'den sonra oğlu Muhammed, Muhammed'den sonra oğlu Cafer, Cafer'den sonra oğlu Musa, Musa'dan sonra oğlu Ali, Ali'den sonra oğlu Muhammed, Muhammed'den sonra oğlu Ali, Ali'den sonra oğlu Hasan, Hasan'dan sonra da Allah'ın hücceti Muhammed Mehdi'dir. Onlar toplam on iki kişidirler… Evlatlarımın on ikincisi gaybete çekilecek ve gözlere görünmeyecektir. Ümmetim için bir zaman gelecektir ki, İslam ve Kur'ân'dan sadece bir isim kalacaktır. Bu zamanda Allah onun (Mehdi'nin) kıyam etmesine izin verecek ve İslam'ı onun eliyle izhar edecek ve İslam'a yeniden hayat bağışlayacaktır."

2- Yine aynı kitapta ve diğer bir çok kaynakta Cabir bin Abdullah'tan şöyle naklediyor: "Allah'a, Resulü'ne ve emir sahiplerine itaat etmenin farz olduğunu bildiren âyet indiği gün Peygamber'e sordum: "Allah ve Resulü'nü tanıyoruz. Ama emir sahiplerinin kimler olduğunu bilmiyoruz. Onlar kimlerdir?"
Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdular:
"Onlar benim halifelerimdir. Onların ilki Ali bin Ebi Talib, sonra Hasan, sonra Hüseyin, sonra Ali bin Hüseyin, sonra da Tevrat'ta Bakır diye anılan Muhammed bin Ali'dir. Ey Cabir! Sen onu göreceksin. Gördüğünde benim selamımı ona iletirsin. Ondan sonra Cafer bin Muhammed Es-Sadık, sonra Musa bin Cafer, sonra Ali bin Musa, sonra Muhammed bin Ali, sonra Ali bin Muhammed, sonra Hasan bin Ali ve en sonuncusu Allah'ın yeryüzündeki hücceti ve kulları arasındaki saklantısı olan ve benim isim ve künyemi taşıyan Hasan bin Ali'nin oğludur."
(Bu hadis Şia kaynaklarının yanısıra Ehl-i Sünnet'in şu kaynaklarında da nakledilmiştir: Yenâbi-ül Meveddet (Kunduzî el-Hanefî), S.114-117-494, Şevâhid-üt Tenzil Tefsiri (Hâkim el-Heskânî el-Hanefî), C.1, S.148, Tefsir-i Kebir -Fahr-i Râzî-, C.3, S.357, Ferâd-üs Simtayn (Hamavî), C.1, S.314)

3- Cüveyni Feraid-üs Simtayn, c.2, s.152'de uzun bir hadiste Resulullah'tan (s.a.a) şöyle nakledilir:
"Benden sonraki imamlar şunlardır: Hidayetçi Ali, hidayete ermiş Hasan, adaletli (zulme karşı koyan) Hüseyin, dinin himayetçisi Ali ibn-i Hüseyin, çok bağışta bulunan Muhammed ibn-i Ali, halka yararlı Cafer ibn-i Muhammed, emin Musa ibn-i Cafer, güvenilir Ali ibn-i Musa, kılavuz Muhammed ibn-i Ali, çaba sarfeden Ali ibn-i Muhammed, derin ilim sahibi Hasan ibn-i Ali ve arkasında Meryem oğlu İsa'nın (a.s) namaz kılacağı Mehdi."

4- Yine Cuveynî Abdullah b. Abbas'tan şöyle rivayet eder:
Hz. Resulullah (s.a.a) buyurdu ki: "Ben peygamberlerin en üstünüyüm, Ali de vasilerin en üstünü. Benden sonraki vasilerim on iki kişidir ki bunların ilki Ali b. Ebu Talib ve sonuncusu Mehdi'dir."

5- Yine Cuveynî, İbn Abbas'tan rivayetle, Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu yazar:
“Benim vasilerim ve Allah'ın benden sonra insanlar üzerindeki hüccetleri on iki kişidir; bunların ilki kardeşim, sonuncusu evlâdımdır.”Ya Resulullah, sizin kardeşiniz buyurduğunuz o zat kimdir?" diye sorulduğunda, "Ali b. Ebi Talib" buyurdular. "Evladınız kim?" diye sorulduğunda da "Mehdi" buyurdular, "Zulüm ve haksızlığa boğulmuş olan yeryüzünü adalet ve hakla dolduracaktır o! Beni hak peygamber olarak gönderen Rabbime yemin ederim ki dünyanın sonuna bir gün kalacak olsa evlâdım Mehdi kıyam edinceye kadar Allah Tealâ o günü uzatır. İşte o zaman, İsa gökten inecek ve Mehdi'nin arkasında namaz kılacaktır! Dünya baştan başa ilâhî nurla ışıyıp parlayacak ve Mehdi'nin iktidarı, kainatın doğusundan batısına değin -tamamına- egemen olacaktır.”
Not: Zehebî, kendi hadis şeyhlerinin biyografisini anlatırken Cuveynî ile ilgili olarak Tezkiretu'l-Huffâz, s.1505'ta şöyle yazar: "Sufiye şeyhi, en mükemmel hadis imamı, İslâm'ın iftiharı, Sadreddin İbrahim b. Muhammed b. Hameveyh el-Cuveynî eş-Şafiî, rivayetleri aktarmada çok özenli ve dikkatlidir. Moğol hanı Kazan Han, onun vasıtasıyla İslâm'ı kabul etmiştir."

Son olarak Şafii alimi İmam Şevravi'nin bir sözüyle noktalak istiyoruz:
Şeyh Abdullah b. Muhammed b. Amir-i Sebravi Şafii "El-İthaf Bi Hubb-il Eşraf" adlı kitabında (s. 68, Mısır baskısı) şöyle diyor:
"İmam Hasan'ın oğlu İmam Muhammed el-Hüccet, H. 255 yılının Şaban ayının 15'inde Samerra'da dünyaya geldi… Ve böylece bu Haşimi silsilesinin nuru parladı… Onlar yüksek makamlara sahip olan on iki imamdırlar ve şöyle sıralanmaktadırlar: Muhammed el-Hüccet b. Hasan el-Halis b. Ali el-Hadi b. Muhammed b. Cavad b. Ali er-Rıza b. Musa el-Kazım b. Cafer es-Sadık b. Muhammed el-Bâkır b. Ali Zeyn-ül Abidin b. Hüseyin b. Ali ve kardeşi Hasan b. Ali. Bunlar Allah'ın galip aslanı Ali b. Ebi Talib'in oğullarıdır.” (Raziyallahu anhum ecmain.)"

Yorumlar alınıyor...
Arşiv
Anasayfa Birgo Nedir? Nasıl Birgo'larım? Kullanıcı Sözleşmesi Blog Yardım Bize Ulaşın