Birgo

MRT
01
ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ DERS PLANI 3 Soğuk Savaş Dönemi Türkiye’de Ekonomi

 

Hazırlık Soruları

  1.  Günümüzde Türkiye’de hangi ekonomi politikası uygulanmaktadır?
  2.  Günümüzde dünyada geçerli olan ekonomik sistem hangisidir?
  3.  Türkiye’nin dünya ekonomisi içerisindeki yeri ve konumu nedir?
  4.  Türkiye dünya ekonomisinin olumlu ve olumsuz şartlarından nasıl etkilenmektedir?
  5.  Ekonomik krizin belirtileri nelerdir? Ekonomik krizler neden çıkmaktadır?
  6. Türkiye zaman zaman IMF’ye başvurmuştur. IMF ise halkı memnun etmeyen ekonomi politikalarının izlenmesine yol açmıştır. Buna rağmen hükümetler neden IMF’ye başvurmuşlardır?

Derste İşlenecek Konu Başlıkları

Soğuk Savaş Dönemi Türkiye’de Ekonomi

1945- 1950 Arası Türkiye Ekonomisi

1950- 1954 Arası Türkiye Ekonomisi

1954- 1960 Arası Türkiye Ekonomisi

         Amaçlar:

1. II. Dünya Savaşı sonrası Türkiye’nin neden liberal politika izlediğini kavrama.

2. II. Dünya Savaşı sonrası neden 1930’lu yıllarda uygulanan ekonomi politikasından vazgeçildiğini kavrama.

3. 1945- 1950 arası Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin kavranması.

4. 1946’dan itibaren uygulanan ekonomi politikalarının olumsuz sonuçlarını kavrama.

5. 1950- 1954 arası dünya şartlarının Türk ekonomisi üzerindeki olumlu etkilerini kavrama.

6. Liberal politikalar uygulamayı vaat eden DP’nin bir süre sonra CHP dönemi ekonomi politikalarına dönme sebeplerini kavrama.

7. 1950’li yıllarda özel sektörün ortaya çıkışını kavrama.

8. Türkiye’nin 1958’de IMF’ye neden mahkûm olduğunu kavrama.

9. IMF’nin uyguladığı politikaları kavrama.

Bilinmeyen Kelimeler

Liberal ekonomi: Günümüzde dünyanın tamamına yakınında ve Türkiye’de uygulanan ekonomik model.

Devalüasyon: Bir ülkede kullanılan paranın, yabancı paralar karşısında değerinin düşürülmesi.

İthalat:Dış satım. Bir ülkenin mallarını dışarıya satması.

İhracat: Dış alım. Bir ülkenin dışarıdan mal alması.

Dış ticaret açığı:Bir ülkenin ihracatının ithalatından daha az olması.

Kronikleşme: Sürekli olma durumu.

KİT:Kamu iktisadi teşekkülleri. Devlete ait fabrika ve ekonomik kuruluşlar.

Tüketim malı: Hammadde ve aramal adı verilen yarı işlenmiş mallar dışında kalan mallar.

Özel Sektör:Ekonomide devlet sektörü dışında kalan sektör.

Karma Ekonomik Sistem:Ekonomide hem devletin hem de özel sektörün yer aldığı ekonomik sistem.

IMF: Merkezi ABD’de yer alan, dünyada dış borcunu ödeyemeyen ülkelere kendi ekonomik politikasını uygulatarak dış borcunu öder hale getirmeye çalışan kurum.

Enflasyon:Paranın değerinin düşmesi. Fiyat Artışı.

Ön Bilgi                                                                                                 

Dünya ekonomisi günümüzden 10.000 yıl öncesinde tarımın keşfedilip hayvanların evcilleştirilmesinden itibaren tarım ağırlıklı bir ekonomiye sahip olmuştur. Ama ticaret de daha ilk çağlardan itibaren önemli bir yere sahip olmuştur. Özellikle Baharat ve İpek Ticaret Yolları önemlidir. 15. Yüzyılın sonlarında gerçekleşen coğrafi keşifler sonucu feodalizm sonrası kurulan ulusal devletler ticaret sayesinde büyük bir ekonomik gelişme göstermişlerdir. 18. Yüzyılın sonlarında gerçekleşen sanayi devrimi ise yeni bir dönem başlatmış sanayi tarımın yerini alarak en büyük sektör haline gelmiştir. Osmanlı Devleti ise sanayi devriminden uzak kaldığı için zamanla Avrupa’nın hammadde kaynağı ve açık pazarı haline gelmiştir. Lozan Antlaşmasının imzalanmasıyla Türkiye bu konumdan kurutulmuş ve mili bir ekonomik politika izlemeye başlamıştır. 1930’a kadar özel sektör vasıtasıyla ekonomik kalkınma sağlanmaya çalışılmış ama sermaye yetersizliği sebebiyle bu politikadan vazgeçilmiştir. 1930’dan 1946’ya kadar yatırımların devlet eliyle yapılmasına karar verilmiştir. Ancak çok iyi işleyen bu ekonomik sistemden 1946 yılında çeşitli sebeplerle vazgeçilmiş ve günümüze kadar uzanan liberal ekonomiye geçilmeye çalışılmıştır.

Etkinlikler

1. Türkiye II. Dünya Savaşı sonrası yalnız kalmış ve bu durumda batıya ve özellikle ABD’ye yaklaşmıştır. Bu durumda, Türkiye ekonomik alanda da batıyı örnek almalı mıydı?

2. 1946’da Türkiye Atatürk döneminde uygulanan ekonomik politikadan vazgeçmiştir. Sizce bu doğru bir davranış mıydı?

3. 1950- 1954 yılları arasında dünyadaki gelişmeler Türkiye’ ekonomisini olumlu etkilemişti. ( Marshall yardımıyla gelen traktörler sayesinde tarım alanları artmış ve Kore Savaşı nedeniyle de tarım ürünlerinin fiyatları artmıştı.) Bu durumda siz olsaydınız nasıl bir ekonomik politika izlerdiniz?

4. DP, vaat ettiği halde liberal ekonomiye geçmekten vazgeçmiştir. Bunun nedeni ne olabilir?

5. DP, ekonominin bozulması üzerine IMF’ye başvurmak zorunda kalmıştır. Sizce bu doğru bir karar mıdır?

 

Değerlendirme Soruları

  1. Türkiye neden Batı’nın ekonomisini de benimsemek zorunda kalmıştır? Benimsemese Türk ekonomisi nasıl olurdu?
  2. Atatürk döneminde uygulanan ekonomi politikası devam etseydi Türk ekonomisi nasıl olurdu?
  3. DP, büyük umutlarla geldiği halde bir süre sonra hayal kırıklığına yol açmıştır. Bu durumun ekonomik sebepleri nelerdir?
  4. DP’nin 1954 seçimlerinde oy oranını arttırmasının ekonomik sebepleri nelerdir?
  5. 1950’li yıllarda başlayan dış ticaret açığı günümüze kadar neden kapatılamamıştır?
  6. Türkiye 1958’de neden IMF’ye başvurmak zorunda kalmıştır?
  7. Günümüz ekonomisiyle 1946- 60 arası Türk ekonomisini karşılaştırınız.
  8. 1946-1950, 1950-1954 ve 1954- 1960 arası Türk ekonomilerinin benzer ve farklı yönlerini karşılaştırınız.
  9. 1945 -1960 arası Türk ekonomisini öğrenmenin bize ne faydası olabilir?
  10. 1945 -1960 arası Türk ekonomisini öğrenmemizin günümüz ekonomisini yorumlamamızda katkısı ne olabilir?

 

 

 

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE TÜRKİYE’DE EKONOMİ

(1945- 1960)

1945- 1950 Arası Türkiye Ekonomisi

 

Türkiye II. Dünya Savaşı sonrası SSCB tehdidine karşı yalnız kalınca Batı’nın sadece demokratik değil ekonomik kurumlarını da alma gereği duymuştur.

Savaş sonrası liberal ekonomiye ilk geçiş 1947 yılında olmuş, bu tarihte % 50 devalüasyona gidilerek 1$ 2.80 TL’ye eşit olmuştur.

Savaş sonrası dönemde Türkiye ekonomisi II. Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen ekonomik küçülmeyi 1945- 1947 yılları arasında telafi ederek hızlı bir biçimde büyümüştür.

1930’dan itibaren uygulanan milli ekonomi Türkiye’nin ekonomik büyümesinde ve dış ticaretinde büyük yararlılıklar sağlamasına karşın 1946’dan itibaren Atatürk zamanında uygulanan bu sistemden vazgeçilmiştir.

Bunun sonucu olarak da ekonomik büyümede ve dış ticarette olumsuzluklar yaşanmıştır.Özellikle ekonomi sürekli bir biçimde dış ticaret açığı vermeye başlamış ve bu sorun günümüze kadar devam ederek kronikleşmiştir.

CHP zamanında başlayan ekonomideki liberalleşme DP zamanında da devam etmiştir

1950-1954 Arası Türkiye Ekonomisi

DP iktidara geldikten sonra tam bir liberal politika izlemeye başlamış, KİT’leri özelleştirmeye çalışmış, dış ticarette uygulanan sınırlamalar kaldırılmış ve korumacı ekonomi politikasından vazgeçilmiştir.

Bu sırada Türk ekonomisi dış konjektörün etkisiyle hızlı bir büyüme gerçekleştirmiştir. Bu ekonomik büyümenin sebepleri şunlardır:

1. Marshall yardımıyla ülkeye gelen traktör sayısında büyük bir artış olmuş bu da ekilemeyen topraklarında ekilmesine ve dolayısıyla da tarımsal ürün artışına neden olmuştur. Bu da köylülerin gelirlerini olumlu etkilemiştir.

2. Kore Savaşı sebebiyle özellikle pamukta olmak üzere tarım ürünlerinin fiyatlarının artması yine Türk köylüsünü olumlu etkilediği gibi tarımsal büyümeyi de sağlamıştır.

Ancak KİT’lerin özelleştirilmesi gerçekleştirilememiş, dış ticaretin serbest bırakılması tüketim mallarının ithalini arttırdığından ülke ekonomisi dış ticaret açığı vermeye başlamıştır. Bu açık ilk başlarda Marshall yardımı ve yabancı sermaye ile bir ölçüde kapatılmıştır.

Buna karşın DP’nin uyguladığı liberal politikalar sonucu ekonominin % 50’sine özel sektör sahip olmuş ve böylece 1980’lere kadar uygulanan karma ekonomik sistemine geçilmiştir.

 

1954- 1960 Arası Türkiye Ekonomisi

 

DP iktidarı 1954 yılından itibaren ekonomide zorluklarla karşılaşmaya başlamıştır. Bunun sonucu olarak liberal ekonomik düzenden vazgeçilerek CHP zamanında uygulanan korumacı ekonomik politikasına geri dönülmüş, dış ticaret açığı böylece dizginlenmeye çalışılmış, fiyat kontrollerine başvurulmuş ve buna benzer yaklaşımlara gidilmiştir.

Ancak bu tedbirlerin faydalı olmaması üzerine Türkiye 1958’de IMF’ye başvurmak zorunda kalmış, Türk Lirası Amerikan Doları karşısında % 100’den fazla değer kaybetmiş ve hükümet IMF’nin dediklerini yapmak zorunda kalmıştır. Bu ise enflasyona, ekonomik daralmaya ve halkın gelirinde azalmaya yol açmıştır.

 


Yorumlar alınıyor...
Arşiv
Anasayfa Birgo Nedir? Nasıl Birgo'larım? Kullanıcı Sözleşmesi Blog Yardım Bize Ulaşın